Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Uzayda Ölsek Ne Olurdu?

tarihinde gönderildi

Paylaş
383
Oku
Uzayın ne kadar büyük ve derin olduğunu önceki bölümlerde anlattık. Peki ya bu devasa döngüde bugüne kadar 18 kişinin yaşamını kaybettiğini biliyor muydunuz? Mars’a gitme hayali kurduğumuz bu dönemde, yapacağımız yolculuklar sırasında ölü sayılarının daha da artması kuvvetle muhtemel. Peki uzayda ölsek ne olurdu?
Koruma giysilerimiz olmadan oksijensiz ve yerçekimsiz ortamda 15 saniyede bilincinizi kaybedip, 30 saniye ila 60 saniye arasında fazla acı çekmeden öleceğinizi kesinlikle garanti ediyoruz.


Nasa’nın uzay yürüyüşlerinde kullandığı koruma giysileriyle bu olay başımıza gelse ne olurdu? Oksijenininiz bitmesine yaklaşık 6 saat olurdu ve sizi kimsenin bulamayacağını da düşünürsek ölmüş olurdunuz. Tek teselliniz de, manzaranın güzelliği olurdu.
Aslında mesele ölmek değil, nasılsa hepimiz bir gün öleceğiz. Burada düşünülmesi gereken bedenimize neler olacağı, bizi bulabilirler mi? Bulamazlarsa uzayda sonsuza dek süzülmeye devam mı ederiz?


Mars’a ve diğer uzay gezegenlerine yapacağımız yolculuklar sırasında kaçınılmaz olarak kaybedeceğimiz insanlar olacaktır. Yapılan analizler çok daha fazla alan ölümü görmeye hazırlanmamız gerektiğini gösteriyor.
Öyleyse sıfır yerçekiminde bir cenazeyi nasıl sağlıklı bir şekilde gömeriz onu düşünelim. Astronotlar uzaya fırladığında, ölüm gerçek bir olasılıktır. Sonuçta kendilerini esasen dev roketlere bağlıyorlar. Bu bile başlı başına bir tehlike.


Astronotların bir görev için birinci sınıf sağlıkta olan insanlar olduğu için, Uluslararası Uzay İstasyonunda ölme ihtimali oldukça düşük. Öyle düşük ki NASA, durumla nasıl başa çıkılacağı konusunda resmi bir politikaya bile sahip değil. Yetiştirdikleri insanlar zaten bunun için çoktan her türlü duruma karşı eğitilmiş soğuk kanlı insanlardan oluşuyor.
Ele alınması gereken ilk sorunumuz ex olmuş bedenleri depolayacak veya gömecek bir yer bulunmaması. Uzayda toprak alanı oldukça kısıtlı ve gezegenlerin arası bir cenaze için oldukça uzak mesafelerden oluşmaktadır.


Seyyar morg veya mezarlıklar da yapamayacağımız için tek seçenek bedenleri basınçlı elbiselerle koruma altına almak olacak. Bu yapmamızın nedeni ise insan vücudunun üreteceği kötü niyetli bakteriler ve virusleri yaşayan insan ırkından uzak tutmak. Fakat bu sürdürülebilir olmayacaktır çünkü kimse evinde dondurulmuş bedenlerde yaşayamayacağı gibi, uzay yaşam alanlarında da  böyle bir durumda yaşamak istemeyecektir.
2005 yılında isveç’ten bir takım bilim insanı, uzayda ölenlerin bedenlerini küçük donmuş doku parçalarına ayırıp muhafaza ederek dünyaya geri dönüşünü kolaylaştırmak üzerine bir fikir attı. Bu hem daha az yer kaplayacak hem de biyolojik tehdidi ortadan kaldıracağı için benimsendi. Fakat uzay istasyonundan veya herhangi bir gezegende yine böyle bir yer yapılamaması üzerine ve havayı soğutmak için aşırı enerji harcama gereksiniminden ötürü bu fikre de sıcak bakılmıyor artık.
Peki ya ölmüş bedenleri uzayın sonsuzluğuna bıraksak olmaz mı? Şimdilik nasılsa kimse yaşamıyor. Teorik olarak önümüzde hiçbir engel yok. Fakat etik olarak yanlış diyebiliriz. Ayrıca bunu birden fazla kişiye yapacağınızı ve uzayın dönüşeceği kalabalık ve kirliliği düşününce tatsız olaylara sebebiyet verebilir.


Tamam! Peki nedir çözüm? Zaten araçlarımızı çalıştırmak için bir enerji harcıyoruz, en azından yerden kazanmak için aynı zamanda mikrop ve bakterilerden geriye kalan insanları da korumak için en iyi yöntem bedenleri yakmak olacaktır. Yanan ve kül olan bedenleri taşıması ve koruma kolay olacağı gibi, saklaması da o kadar kolay olacaktır.


Geri kalanların hayatlarını kolaylaştırmak için bedenleri yakma yolu şu an için tek çözüm gibi görünüyor.
Bunları da beğenebilirsiniz