Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Uyuşturucu Nedir? Etkileri ve Zararları Nelerdir?

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Uyuşturucu nedir? Bağımlılık nasıl verir? En popüler uyuşturucular olan Esrar (Marihuana, Ot), Kokain ve Ekstazi (Extacy, Molly, Hap) nin etkilerini, nasıl işlediklerini ve vücudumuza zararlarını inceleyeceğiz.

Uyuşturucu Nedir?

Uyuşturucu Nedir?
Uyuşturucu, sözlük tanımıyla: kişisel zevk veya tıbbi amaçlı kullanılan psikoaktif maddelere verilen ortak isimdir.

Psikoaktif Madde Nedir?

Fakat bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, üzerinde durulması gereken konu psikoaktif nedir konusudur. Psikotrop madde ya da psikoaktif madde, asıl olarak merkezi sinir sisteminde etkisini gösteren ve beynin işlevlerini değiştirerek algıda, ruh hâlinde, bilinçlilikte ve davranışta geçici değişikliklere neden olan kimyasal maddelerdir.
Psikoaktif Madde Nedir?

Uyuşturucu Bir İlaç Türü Mü?

Uyuşturucu Bir İlaç Türü Mü?
Milyar dolarlık ilaç sektörü bazı konularda eleştirilere maruz kalsa da, bugün insan yaşamı onlar sayesinde uzamaya, daha da önemlisi, sağlıklı bir şekilde uzamaya devam ediyor. Tıp teknolojisinin geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Ki insanda insan farklı etkiler gösteren bu ilaçların tasarımı, yapımı ve alınan yan etkilerini gözlemleyip, buna göre bu ilaçları defalarca teste sokup geliştirmek, gerçekten büyük özveri isteyen bir iştir.

Yasal Olmayan Tüm İlaçlar İnsan Sağlığını Tehdit Eder!

Yasal Olmayan Tüm İlaçlar İnsan Sağlığını Tehdit Eder!
Bir ilacın etkisi, kişiye nasıl verildiği, hangi dozda verildiği ve genel sağlık durumu ile bağışıklık sistemi gibi bir çok değişken faktöre bağlıdır. Yasal olan ve sürekli kontrol edilen ilaç sektörü sırf bu durumlardan, yani yan etkilerini en aza indirmek, faydalarını ise en üst düzeye çıkarmak için yıllarca süren deneyler yapmaktadır. Durum yasal ilaçlarda bile bu kadar hassasken, yasadışı kimyasalların hiç bir reçeteye bağlı olmadan kontrolsüz olarak tüketilmesi size de ürkütücü gelmiyor mu?
Yasadışı olarak tanımladığımız, kullanımı ve satılması yasak olan bu kimyasalların kontrolü neredeyse imkansız. Hele ki bunların kontrolsüz bir ortamda gelişigüzel olarak, hangi maddeler kullanılarak yapıldığının bilinmesi olanaksızdır.

Bu sebeple insanlar arasında kulak aşinası olduğumuz maddelerin vücudumuza ne etkiler yaptıklarını anlatmaya çalışalım.

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık Nedir?
Uyuşturucu maddenin tanımını yaptıktan sonra, gelin çağımızın vebası olan bağımlılık konusuna da açıklık getirelim ve yasal olmakla beraber uyuşturucu etkisine sahip kötü alışkanlıklardan bahsedelim. Alkol, sigara gibi. Bu tür kötü alışkanlıkları olan insanlarla, uyuşturucu bağımlıları arasında bağımlılık konusunda neredeyse hiç fark yoktur.

Bağımlılık, zararlı sonuçlara rağmen, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek: veya bir başka iradenin kontrolü altına girme durumu olarak tanımlanır. Yani bunu size yaptıran aslında insan bedenidir, yani beyniniz.

Sigara Kullanımı Dünyanın En Zararlı Bağımlılığıdır!

Sigara Kullanımı Dünyanın En Zararlı Bağımlılığıdır!
Sigara olarak bildiğimiz tütünün, yaklaşık 4000 yıldır insanların hayatında var olduğu bilinmektedir. Kristof Kolomb'un Amerika Keşfi sırasında yerlilerden aldığı tütünü avrupa kıtasına getirmesiyle başlayan bu macera hala tüm dünyada milyonlarca insanın ölümüne sebep olmakta. 

Sigara her ne kadar uyuşturucu bir madde etkisi göstermese de, bağımlılık ve kişinin kendi vücuduna zarar vermesini göz önüne alırsak, dünyadaki en tehlikeli kimyasal ürün olarak tanımlanabilir. Giderek artan bir şekilde her yıl 5 milyon insan sigaraya bağlı ölümlerle yaşamlarına veda etmektedir.

Zararlı Olmasına Rağmen Neden Sigara İçiyoruz?

Zararlı Olmasına Rağmen Neden Sigara İçiyoruz?
Peki neden insanlar sigara içiyor? Tabii ki içinde bulunan nikotinden dolayı! Ayrıca sigara içme veya dumanının solunması zamanla kişide psikolojik ve fiziksel bağımlılık oluşturur. Sigara içilmeye başladıktan 10 saniye sonra beyne ulaşıyor. Bu kadar hızla yol alan ve akciğer tarafından emilerek hemen kana karışan nikotin, beyni sürekli uyaran ve vücuda girdikçe daha çok gereksinim duyulan bir madde. 

Beyin karmaşık bir mekanizmadır ve bunun sonucu vücuda giren nikotini belirli bir süre sonra ödül olarak algılamaya başlar ve bağımlı hale gelir. Bağımlı olan beyin artık bunu düzenli olarak isteyecektir.

Peki bu ödül sistemi nasıl çalışıyor?

Ödül Sistemi Nedir?

Ödül Sistemi Nedir?
Beyin, nöron adı verilen sinir hücrelerinden ve bunlara destek olmakla görevli diğer hücrelerden oluşur. Nöronlar birbirlerine akson ve dendrit adı verilen uzantılar gönderirler ve bu uzantılar sinaps adı verilen yerlerde birbirlerine oldukça yaklaşırlar. Sinaps beynimizin karayolu, nöronlarsa çok hızlı ve kendi kendine hareket eden otonom araçlar olarak düşünebiliriz. Sinapsta bir nörondan nörotransmiter adı verilen haberci moleküller salınır, bunlar bir sonraki nörondaki reseptörlerine bağlanırlar. Böylece nöronlar birbirleri ile kimyasal yolla haberleşirler.

Yapılan Deneyler Ödül Sistemini Açıkca Ortaya Koyuyor

Ödül sistemi yaşamamız ve öğrenmemiz için gerekli olan bir mekanizmadır. 1953’te James Olds ve Peter Milner, fare beynine elektrot yerleştirerek fareyi bir kafese koydular. Fare kafesin belirli bir bölgesine her gittiğinde elektrot aracılığı ile bir uyarı verdiler. Fare zamanla kafesin o bölgesine daha çok gitmeye başladı, hatta bir süre sonra o bölgeden hiç ayrılmadı. Bunun üzerine Olds ve Milner deney düzeneğini değiştirdiler ve elektrotu bir pedala bağlayarak fareyi pedalın bulunduğu başka bir kafese aldılar. Fare kafeste dolaşırken rastgele pedala bastı ve beklendiği gibi pedala basma sıklığını giderek arttırdı. Öyle ki önüne yiyecek konulsa da yemek yemek yerine yorgunluktan halsiz düşene kadar pedala basmayı sürdürdü. Bu deneyler sonucunda elektrotun beyinde yerleştirildiği yerin yapılan davranışın yinelenmesini kolaylaştırdığı ortaya çıktı, işte bu bölge beynin ödül sistemiydi.
Yapılan Deneyler Ödül Sistemini Açıkca Ortaya Koyuyor

İnsanda Ödül Sistemi

İnsanda Ödül Sistemi
İnsanda merkezi sinir sistemi içinde incelenen orta beyinde bulunan ventral tegmental alan – ya da kısaca VTA – ödül sisteminin başlangıç noktasıdır. Buradaki nöronlar beyinde başlıca iki yere uzantılarını yani aksonlara gönderirler.

Bu bölgelerden ilki insanda yüksek zeka işlevlerinin gerçekleşmesini sağlayan prefrontal kortekstir. İkincisi ise nucleus accumbens adı verilen bir bölgedir. Bu yola “mesokortikolimbik’’ dopamin yolu denir. Yolun adı karmaşık görünebilir.

Peki dopamin nedir? vücutta doğal olarak üretilen ve beynin zevk kaynağıdır. Daha önce bahsettiğimiz gibi nöronlar birbirlerine nörotransmitter göndererek haberleşirler. Dopamin ödül sisteminde kullanılan, anahtar rolde bir kimyasaldır.

En Yaygın Uyuşturucu: Esrar (Ot, Marijuana)

En Yaygın Uyuşturucu: Esrar (Ot, Marijuana)
Kullanım yaygınlığı ve tüketimi düşününce akla ilk gelen madde Esrar. Çeşitleri ile birlikte belki de dünyada en çok tartışma konusu olan bitkidir.

Yaşanan en büyük tartışma ise Hollanda, Amerika, İtalya, Kanada Avustralya, Belçika, İspanya ve Kolombiya gibi ülkelerde devlet kontrolüne alınarak, hem vergilendirmek hem de tüketimini kontrol altına alınmasıdır. Bu tür gelişmeler olsa da yaptığı etki ve vücuda verdiği zarar ortaktır.

Esrar: Etkileri ve Zararları

Esrar: Etkileri ve Zararları
  • Esrar türevleri uyuşturucuların kullanılması, insanda sigara gibi etki edeceği için, hemen kana karışıp etkisini gösterir.
  • Gevşeme ve algının kapanmasıyla kullananlarda sahte mutluluk ve haz gibi duyguları öne çıkarır.
  • Artan kalp hızı, anksiyete ve panik atak rahatsızlığını tehdit edeceği gibi, düşük tansiyona neden olan kenevir, uyuşukluk, endişe, paranoya ve psikoza da neden olabilir.
  • Vücudun ödül mekanizması bu yoksunluğu da çok sevecektir. Aşırı kullanımı ise psikotik reaksiyon olasılığını arttırır.
  • Şizofreni gibi zihinsel sağlık problemi yaratabilecek olan bu madde, kişiyi gerçeklerden yani dış dünyadan koparıp, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri gösterebilen bir beyin hastalığına da sürükleyebilir.
  • Tıpkı sigara gibi tüketildiğinde kronik bronşit, akciğer yetmezliği, ağız, boğaz ve dil kanseri gibi bir çok hastalığa davetiye çıkartır.
  • Özellikle 20 yaş altında olan kişilerin beynin gelişimini ve hormon düzenlemesini vücutları tam tamamlanmadığından, bu yaşlar oldukça kritik önem taşır.


Önemli Not:
Internette esrarın tamamen zararsız olduğunu ve bağımlılık yapmadığını anlatan yazılar tamamen saçmalıktır.
  • 20 yaş altında zeka geriliği yaptığı
  • eğer ki ailenizde şizofreni geçmişi varsa, şizofreniyi tetiklediği
KANITLANMIŞTIR.

Şu da var; Esrar 20 yaş üzeri bireyler için aslında alkolden daha az zararlıdır.

Esrar Neden Bağımlılık Yapar?

Esrar Neden Bağımlılık Yapar?
Gelelim esrarı bağımlılık tehlikesine sebep olan kısma, içinde bulunan THC maddesine. THC beyni dopamin salgılamak için uyarır: dopamin, beyinde birçok işlevi olan önemli bir kimyasal habercidir. Ödül, motivasyon, hafıza, dikkat ve hatta vücut hareketlerini düzenlemede rolü bulunmaktadır. Dopamin büyük miktarlarda salındığında, sizi belirli bir davranışı tekrarlamaya motive eden zevk ve ödül duygularını yaratır. Buna karşın düşük dopamin seviyeleri, çoğu insan için azalan motivasyon ve azalan coşku ile bağlantılıdır. Bu kadar hassas olan bir kimyasalı, zararlı bir kimyasal ile tetiklemek ve vücudun dengesini bozmak esrar türevlerinin en büyük silahıdır.

Pablo Escobar ile Meşhur Olan: Kokain

Pablo Escobar ile Meşhur Olan: Kokain
Kokain diyince aklınıza netflix yapımı olan Pablo Escobar ve hayatı geliyorsa onunla birlikte meşhur olup yaygınlaştığını hatırlatalım. Nedeni ise çok basit; bu madde, Koka bitkisinin yapraklarından elde edilen, 2000 yıldır dünya üzerinde üretimi gerçekleşen, ve Kuzeybatı Arjantin, Bolivya, Peru, Ekvador ve Kolombiya'da, yasa dışı olsa bile, ekonomik olarak yetiştiriciliği yapılan bir üründür fakat Escobar gibi kartellerin elinde bu bitki bir zehire dönüştü. 

Geçmişte tıbbi olarak kullanılmış, fakat sonraları bağımlılık yapan bir uyuşturucu olarak satılmaya başlanmıştır. Kokain beyinde hareketi geçirdiği hormonlar itibariyle bütün uyuşturucular arasında, en uyarıcı maddedir. Hatta koka kola firmasının adı Kola fındığı, kafein kaynağı ve koka yaprakları isimlerinin birleşmesinden oluşmuştur. nedeni ise ilk üretimlerinde kolaların içinde litre başına 8 ml kokain hammaddesi olmasıdır.

Kokain'in Etkileri ve Zararları Nelerdir?

Kokain'in Etkileri ve Zararları Nelerdir?
Kokain’in kullanması insana suni aktiflik, canlılık ve enerji verir. Konuşkan ve kendinden emin tavırları ile kalp atışı hızlanır ve kan basıncı olabildiğince artar. Fakat etkisi geçtiğinde kendinizi boşlukta hissetmeniz ve moralsiz olmanız kesindir. 

Peki bunların sebebi nedir? Kokain, kendi de uyarıcı bir kimyasal olduğu için, 30 dakika içinde beyninizin serotonin, norepinefrin ve dopamin seviyesinde artışa neden olur. İnsan vücuduna her normal olmayan müdahale gibi bu da tüm metabolizmamızın bozulmasına neden olur. Normalde bu moleküller salındığı hücreye geri dönerek sinir hücreleri arasındaki iletim bitmesini sağlar. Kokain kullanıldığında ise moleküler hücre içerisine alınmaz, sinir hücreleri arasında sayıları artar ve bu artış tüm iletişimi bozar. Salgılamaya zorladığı hormonlara da bakacak olursak serotonin ile mutluluk, canlılık hissini zirveye çıkarır, dopaminle ise hareket koordinasyonu, hafıza, odaklanma, stres ve motivasyon gibi bir çok etki alanı vardır. 

Asıl sıkıntı ise kalpte yaşanır. Aşırı salgılanan maddeler yüzünden kalp atımı çok düzensiz, kalp krizi ve dahası kısmı felç gibi aniden ölümle sonuçlanan rahatsızlıkların önünü açar! Bunlara ek olarak, Kokainin yüksek dozda alınması solunum güçlüğü, yüksek kan basıncı, ateş, halüsinasyonlar ve ileri derecede sinirlilik hali yapar.

Ekstazi (Hap) Nedir?

Ekstazi (Hap) Nedir?
Gelelim bir başka tehlikeli uyuşturucu maddeye, ekstaziye. Ekstazide tıpkı kokain gibi belirtileri olsa da, asıl hedef aldığı hormon, serotonindir. Alındıktan 40 dk sonra etkilerini görülen ve direk bu hormona saldıran uyuşturucu, beyni bir süreliğine kapatmasıyla bilinir. Buna bağımlı olun veya olmayın, maddeyi kullandıktan sonra ilk verdiği duygu aşırı bir adrenalin yüklenmesidir. Serotonin’in aşırı dozda salgılanması, aslında hiç  de istemeyeceğiniz bi durumdur ve aşırı mutluluk hali getirecektir. Bu mutluluğu algılayan reseptörler salgılanan hormonu dağıtmaya başladıktan sonra bunun önüne geçmeniz mümkün değildir. Kullanıcı, etrafında oluşan ses, gürültü, koku ve renklere karşı aşırı hassaslık göstermeye ve kalbinin normalden çok daha fazla yorulmasına sebep olur! Bilinç kaybı, yüksek kan basıncı, bayılma, panik atak ve anksiyete ise sebep olduğu yan etkilerden sadece bir kaçıdır.

Beyaz Ölüm: Eroin!

Beyaz Ölüm: Eroin!
Ülkemizde de 90lı yıllarda özellikle yükselişe geçen fakat ölüm oranından ve emniyet güçlerinin sıkı denetimlerinden kaynaklı bitme noktasına gelen bir başka kimyasalla devam edelim. 

Bağımlılık durumunda, kurtulmak diğer kimyasallara göre çok daha zordur. Eroinin özü, haşhaş diye bildiğimiz bitkiden üretilen opium maddesidir. Bu sebeple bu tip kimyasallara opioid maddeler denir. Ana kullanım amaçları ise analzeji yani ağrı kesici ve acı dindirmektir. Eroin, kullanıcısında aşırı öforik hal ve kuvvetli hissetme durumuna sebep olur. Beyne girdiği anda, eroin, morfin isimli bir başka kimyasala dönüştürülür. Daha sonra morfin, apiat reseptörleri denilen moleküllere tutunur. Bu durum, beyinde bir sinyal şelalesi oluşturarak aşırı dopamin salınımına sebep olur.

Eroin En Güçlü Etkiye Sahip Uyuşturuculardan Biridir!

Eroin En Güçlü Etkiye Sahip Uyuşturuculardan Biridir!
Beynin ödül merkezlerini uyaran dopamin, aşırı öforik yani çakır keyf diye bilinen hal durumunun ortaya çıkmasına neden olur. Eroinin zirve yaptırdığı bu hal, kullanıcıların aynı zirveyi tekrar tekrar aramalarına sebep olur ve her kullanımda uyuşturucuya dair geliştirilen tolerans artar.İşte bağımlılık da burada başlar, çünkü geriye, dopamini sürekli isteyen bir beyin bırakır. 

Eroin, Gelişmiş ülkelerde, kötüye kullanma ve bağımlılığa en sık rastlanan opioid madde olarak tescillenmiştir. Eroin kullanımında maddenin bir kez alınmasıyla bile kişinin eroin bağımlılığına yakalanma riski çok yüksektir. Kullanımı ise oldukça tehlikelidir. Zira kullanıcılar, maddeyi şırınga ile damar yoluyla veya solunum yoluyla olmak üzere alırlar. Şırınga yönteminin çeşitli kan ile bulaşan AİDS ve hepatit gibi hastalıklara sebep olması kaçınılmazdır!

Eroin bağımlılarının, ilerleyen günlerinde, yorgun, durgun ve yavaş hareket ettikleri görülür. Bağımlı olmayanlarda ise başlangıçta neşe mutluluk ve çoşku gibi duygusal hareketler görülürken, bu duygu zamanla kilo verme, ciltte kırışıklık, göz çukurlarında çökme ve ciddi fiziksel değişimler yaşanmasına sebep olur. Bunun nedeni ise eroin kullanımı arttıkça, dokulara oksijen gitmemesidir.

Lesirjik Asit Dietilamid (LSD) NEdir?

Lesirjik Asit Dietilamid (LSD) NEdir?
Gelelim insan eliyle yapılmış bir başka kimyasala, Lesirjik asit dietilamid, yani  kısa ismiyle LSD’ye! LSD, 1930larda bulunmuş, 1943 yılında ise ergotaminden sentezlenerek yapılmıştır. Diğer keyif verdiği inanılan maddelerle birlikte düşünüldüğünde 1960lı yıllarda oldukça popüler olan bu yarı sentetik madde, 1968’de Amerika ve tüm dünyada yasaklanmaya başlanmıştır. 

LSD, beyinde serotinin reseptörlerini harekete geçirir ve nöronların aktivitelerini yükselterek algı, duygu ve bilinçte değişikliklere neden olur. LSD yaygın olarak emici kurutma kağıdı, jel tabletler, şeker küpü veya jelatin üzerine dökülerek satılır ve dil altı veya ağız yoluyla alınır. LSD’nin 20-30 mikrogram arasından olan eşik dozuna bakılırsa en güçlü halüsinasyon gördüren maddelerin başında gelmektedir.

LSD'nin Etkileri ve Zararları Nelerdir?

LSD'nin Etkileri ve Zararları Nelerdir?
Normal bir görsel bilgi işleme sürecinde gözlerden gelen bilgi V1 adlı görsel kortekste işlenir ve görüntü oluşturulur. Ancak LSD kullanımında görsel korteksin yanında çok sayıda beyin bölgesi de şekilde gördüğünüz gibi faaliyete geçer. Suskun olması gereken bölgelerin aktif olması kişiye gözleri kapalıyken de görme imkanı verir ancak gördüğü dış çevre değil, kendi bilinçaltının değişik yansımalarıdır. 

Verdiği etkiler arasında en belirgin olanları kalp ve kas kasılmasıdır. Bunun yanında uykusuzluk, vücut ısısının artması, iştahsızlık ve titreme gibi etkileri görülür. LSD’lerin psikolojik yanları ise kişinin bilinçaltına göre değişkenlik gösterir. Kişiden kişiye değişiklik göstereceği için duygu değişimindeki orantısızlık ve dengesizlik en çok görülen harekettir. Sürekli kullanımı ise umutsuzluk, paranoya, panik atak ve kendine zarar verme isteği gibi etkilere neden olur

Unutmayın, Hiçbir Uyuşturucu Sizi Gerçekten Mutlu Etmez!

Unutmayın, Hiçbir Uyuşturucu Sizi Gerçekten Mutlu Etmez!
Uyuşturucuların, günümüz toplumu üzerindeki etkisi artık yadsınamayacak bir gerçek. Ulaşımın bu kadar kolaylaştığı ve her türlü ürüne rahatlıkla erişebildiğimiz dünyada, uyuşturucu gibi bir kötülüğün önüne geçmek çok zor. Emniyet kuvvetlerinin ve hükümetlerin süregelen savaşlarının yanı sıra, bireylere de uyuşturucuyla mücadelede büyük görevler düşüyor. Ailelerin çocuklarından haberdar olması, bilinçli bireyler yetiştirmesi, en önemlisi de, günlük hayattan kolay bir kaçış gibi görünen bu maddelerin zararlarının gençlere iyi anlatılması gerekiyor.

Bilim 101 Yotube Kanalını Takip Etmeyi Unutmayın!

Türkiye'nin En Renkli Bilim Kanalı: Bilim101
Bunları da beğenebilirsiniz