Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Ulu Önder Atatürk'ün Sözleri

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk dehası ve ileri görüşlülüğüyle söylediği sözler ölümünden sonra bile bize yön gösteriyor, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Atatürkün söylediği kıymetli sözlerden, hafızalara kazınan ve asla unutulmaması gereken sözlerin bazılarını sizin için derledik.

Atatürk'ün Sözleri

Atatürk'ün Sözleri
Anadolu, en büyük hazinedir.

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Ve Türk milleti güven ve mutluluğun kefili olan ilkelerle, uygarlık yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir.

Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.

Atatürk'ün Sözleri en önemli sözlerinden biri Yurtta sulh, cihanda sulh.'dur.

Atatürk'ün Bilime Verdiği Değeri Gösteren Sözleri

Atatürk'ün Bilime Verdiği Değeri Gösteren Sözleri
Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.

Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.

Biz uygarlıktan, ilimden ve fenden kuvvet alıyor ve ona göre yürüyoruz.

Bilim, gerçeği bilmektir.

Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.

Atatürk'ün Sanat ve Sanatcıya Verdiği Önem

Atatürk'ün Sanat ve Sanatcıya Verdiği Önem
Mustafa Kemal ATATÜRK sanata hayran, sanatı icra eden sanatçılara daha da hayran bir insandı. Kendisi de evvelden beri bazı sanat dallarıyla ilgilenmiştir. Çok okuduğu herkesce malum olan ulu önder Atatürk edebiyata ve şiire de pek meraklıydı. Kendi yazdığı Nutuk ise en büyük eserlerinden biridir. Yine Mustafa Kemal ATATÜRK'ün yazdığı bir şiir olan,
Oğuz Oğulları Şiirini sizinle paylaşmak isteriz.

Oğuz Oğulları

Asyanın ortasında Oğuz oğulları
Avrupanın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz
Nerede olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biziz.
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılmış gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede?
Hakikat nerede?

Atatürk'ün müziğe olan tutkusu da bir başkaydı Türk müziklerinin yanında klasik müzik ve operaya da bayılır sürekli dinlemekten ve imkan buldukca konserlere katılmaktan zevk alırdı. Atatürk'ün her zaman  tiyatro, edebiyat, bale, heykeltıraş, mimari, resim, müzik gibi sanatın bütün dallarına tam desteğini vermiş ve ilerlemeleri için canı gönülden çaba sarfetmiştir.

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK sanatı şöyle tarif etmiştir;
"Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu anlatım sözle olursa şiir, ezgi ile olursa müzik, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur." 

Atatürk Sanat hakkındaki düşüncelerini hem mecliste hem Çankaya Köşkünde yaptığı konuşmalarda ve sohbetlerde hep dile getirmiştir. Atatürk mordern ve çağdaş mimariye de çok vermiştir. Bunu yeni inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin o dönemki yapılarından anlamak mümkündür. 
Ulu Önderin sanat hakkında söylediği sözleri milletine adeta öğüt niteliğindedir.

Atatürk'ün Sanat ve Sanatcıya Verdiği Önemi Anlatan Sözleri

Atatürk'ün Sanat ve Sanatcıya Verdiği Önemi Anlatan Sözleri
Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.

Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.

Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkılaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatı ile yer almaktan ilelebet mahrum kalacaktır.

Milletimizin güzel sanatlar sevgisini, her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerekaçığa çıkarmak milli ülkümüzdür.

Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.

Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

Atatürk'ün Eğitim Hakkındaki Sözleri

Atatürk'ün Eğitim Hakkındaki Sözleri
Ömrünü sadece düşmanı değil, cehaleti de yenmeye adayan Mustafa Kemal cehaletin karanlığına, eğitimin ışığına her fırsatta atıf yapmış, kurtuluş savaşı bitiminde, asıl savaş şimdi başlıyor bu savaş cehalete karşı verilecek olan savaştır demiştir. Öğretmlik mesleğine en kutsal mesleklerden biri olarak bakan Atatürk öğretmenler ve eğitim hakkında hafızalarımıza kazımamız gereken sözler söylemiştir.

Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.

Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarılarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.

Atatürk'ün öğretmenler için söylediği ve Eğitim için söylediği sözleri....


"Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız."


"Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür."

Öğretmenler!... Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.

Öğretmenler! Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister.

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.

Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.

En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur.

Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.

Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.

Atatürk'ün En Özlü Sözleri

Atatürk'ün En Özlü Sözleri
Atatürk’ün Kadınlarla İlgili Sözleri;

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Bizim toplumumuz için ilim ve fen lazım ise, bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın iktisap etmesi lazımdır.

Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.

Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.

Dünyada hiç bir milletin kadını “Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,” diyemez!

Atatürk’ün Türk Milletine Olan İnancını ve Sevgisini Anlatan Sözleri;

Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim.

Bizim milletimiz derin bir maziye maliktir. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.

En büyük iftiharım Türk olarak yaratılmamdır.

İki Mustafa Kemal var. Biri ben, fert olan, fani olan Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal'den ise ancak "Biz" diye bahsedebilirim. Yani sizler, çalışan köylü, uyanık, münevver, milliyetperver vatandaşlar... İşte o Mustafa Kemal ölmez.

Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.

Orduya ilk katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının 'Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın' diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fahrim, servetim, Türklükten başka bir şey değildir.
Bunları da beğenebilirsiniz