Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Kahve nasıl bulundu? Kahvenin İlginç Tarihi

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Günümüzde kahve tüm Dünya'ya yayılmış sevilen bir içecektir. Dağlarında halen doğal, aşılanmamış, yabani halleriyle yetişen kahve ağaçlarından dolayı Etiyopya (eski adıyla Habeşistan) kahvenin anavatanı kabul edilmektedir. Bu topraklarda anlatılan, keçi çobanı Kaldi'nin kahveyi keşfetmesi ile ilgili bir efsane de var. Sonuçta birçok kahve uzmanı, kahvenin tarihi yolculuğu 575 ile 850 yılları arasında Etiyopya'dan başladığına dair hemfikir.
Bir doğruluk payı vardır diye, keçi çobanı Kaldi'nin keçilerini otlatırken kahveyi keşfetmesinin hikayesini aktaralım. Efsane'nin 575-850 seneleri arasında bir zamanlarda geçmiş olması gerekiyor.

Rivayete göre Kaldi fark eder ki; keçileri bir ağacın meyvesini yedikten sonra neşeli ve zıpır olurlar, geceleri de pek uyumak istemezler. Kaldi bu ağacın meyvelerinden toplayıp, buluşunu paylaşmak için yakında kalan Sufi dervişlere gider. Çekirdeklerin marifetini dinleyen Sufi derviş, ilk başta fikri onaylamaz ve çekirdekleri ateşe atar. Ateşe düşen çekirdekler kavrulmaya başlar ve ortalığa bildiğimiz o kahve aroması yayılır.
Yayılan aroma Kaldi'ye ve dervişe ilham verir ve çekirdeklerden güzel bir içecek hazırlamak için işe koyulurlar. Kavrulmuş çekirdekler öğütülür ve özlerini bırakmaları için suda kaynatılır. Bizim bildiğimiz haliyle kahve böyle doğar.

Sufi, kahvenin uzun gece ayinlerinde onu uyanık ve zinde tuttuğunu fark eder. Tekkedeki diğer dervişler de bu yeni içeceği sever ve çok geçmeden kahve Yemen ve Arabistan'a yayılır. Daha sonra kahve kendini Istanbul'a da sevdirir ve Avrupa'ya ordan da tüm Dünya'ya yol alır.

Araplar kahveyi ilk yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda dünyada kahve ticaretini başlatmışlardır. Kahve, 15. yüzyılda Arabistan'ın Yemen bölgesinde, 16. yüzyıla gelindiğinde ise İran, Mısır, Suriye ve Türkiye'de yetiştirilmeye başlanmıştı.
Kahve insanların sadece evlerinde değil, orta doğu şehirlerinde ortaya çıkan, "Kahve Hane"lerde de yaygınlaştı. Kahvehaneler, insanların her türlü sosyal aktiviteleri için sıklıkla toplandıkları yerler haline dönüştü ve populerlikleri hızla arttı.

Sadece kahve içmek ve sohbet etmek için değil müzik dinlemek, sanatçıları izlemek, satranç oynamak ve günün haberlerinin paylaşmak için toplanılan yerler haline geldi. Hatta kahvehaneler hızla, "Bilgelik Okulları" olarak anılarak, bilgi paylaşılan önemli merkezler haline gelmişlerdir.

Kutsal şehir Mekke'yi her yıl ziyaret eden binlerce Hacı ile kahve içeçeği "Arabistan Şarabı" adıyla dünyaya yayılmaya başlamıştır. Araplar kahve ticareti tekeli olabilmek için kahve üretimini var güçleriyle sürdürmüşlerdir.
Yakın Doğu ya seyahat eden Avrupalı gezginler, alışılmadık koyu siyah renkli içecek hakkında hikayelerle geri geldiler. 17. yüzyıla gelindiğinde, kahve Avrupa'ya ulaşmış ve kıtada popüler olmaya başlamıştı. 1615 yılında yeni içeçeğin Venedik'e gelmesiyle birlikte, yerel din adamları kahveyi kınamış, muhalifler aşırı temkinli davranarak kahveye "şeytanın acı buluşu" adını verdiler. Tartışma o kadar büyümüştür ki, Papa VIII.Clement'ten müdahale etmesi istenmiştir. Ancak Papa bir karar vermeden önce içeceği kendisi tatmak istedi. Öyle tatmin edici buldu ki, Kahve Papa'nın onayını aldı.

Böyle tartışmalara rağmen, İngiltere, Avusturya, Fransa, Almanya ve Hollanda'nın büyük şehirlerinde, kahvehaneler hızla sosyal aktivite ve iletişim merkezleri haline geldi. Bir peniye bir fincan kahve satın alarak tahrik edici söyleşiler yapan tartışmacılar sayesinde "Penny üniversiteleri" tüm İngiltere'ye yayıldı. 17.yüzyılın ortaları İngiltere'sinde, tüccarlar, nakliyatçılar, brokerlar gibi ortak ilgi alanlarına sahip patronlar ve sanatçıları çeken, çoğu Londra'da 300'den fazla kahve evi vardı.
Birçok yeni ticaret ve işletmeler bu özel kahvehanelerde büyümüş, örneğin: Lloyd's Londra, Edward Lloyd Kahve Evi'nde meydana geldi.

Kahve 1600'lü yılların ortalarında New Amsterdam'a getirildi, buraya daha sonra İngilizler tarafından NewYork adı verilecekti.

Kahvehaneler hızla görünmeye başlasa da çay, 1773 yılında Kral George tarafından çaya dayatılan ağır vergilere karşı ayaklanan sömürgecilere kadar, Yeni Dünya'da tercih edilen içecek olmaya devam etti. Boston Çay Partisi olarak bilinen isyan, Amerikan kahve içme tercihini sonsuza kadar değiştirdi.

sonrası mı kafanızı kaldırıp etrafınıza bakarsanız hikayenin sonunu siz yazmış olursunuz. Afiyet olsun
Bunları da beğenebilirsiniz