Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Leningrad Kuşatması

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Hayatınızda en çok ne kadar acıktınız 4 gün dolapta beklemiş yemeği yiyecek kadar, çöplükte gördüğünüz yemeği yiyecek kadar ? Açlığınızı gidermek için yemeye cesaret edebileceğiniz en korkunç şey nedir? Ormanda bulduğunuz bir hayvan leşini yiyebilir misiniz ? ya da komşunuzun kendisini ? 1941 kışında kuşatıldıkları şehirde hayatta kalmaya çalışan Leningrad halkı çok daha fazlasına cesaret edecekti. 2. Dünya Savaşı'nın en sert geçen kuşatmalarından olan ve insan direncinin sınırlarını son limitine kadar zorlayan Leningrad kuşatmasından bahsedeceğiz bu yazımızda.

Kurtuluş Her Yıl Kutlanıyor

Kurtuluş Her Yıl Kutlanıyor
Leningrad kuşatmasının sona erişi Saint Petersburg şehrinde her yıl bir zafer edasıyla kutlanır, askeri törenlerde yapılan konuşmalarda anavatan için cesurca direnen gazilerden övgüyle bahsedilir. Ancak o sert geçen günlerden sağ kurtulan gaziler için kuşatma zamanları değil kutlamak, hatırlamak daha istemeyecekleri bir dönemdir.

1941 yazı 3. Reich için güzel sayılabilecek zamanlardı. Batı cephesinde kazanılan ezici başarının yarattığı etki halen hissediliyordu. Hitler Alman askerlerindeki yenilmez ordu psikolojisinin gücünü kullanmak istedi ve askeri kurmaylarının henüz hazır değiliz! uyarılarını kulak ardı ederek Rusya’ya saldırmaya karar verdi. 

Üstelik Almanlar, Fransa’yı işgal ederken, Stalin ordusunun en iyi kurmaylarının üçte birini devrim karşıtı oldukları iddiasıyla yok ettiği için yetenekli kurmayları olmayan Rusya’yı yemek için daha uygun bir zaman olamazdı. Böylece Haziran 1941'de Barbarossa Harekatı başladı ve 4 milyona yakın Alman askeri Polonya sınırından Rusya'ya girdi.

Hitler'in Gözü Leningrad Üstünde

Hitler'in Gözü Leningrad Üstünde
Komünist devrimin ardından Rusların felsefi liderinin adı verilen eski Saint Petersburg yeni adıyla Leningrad şehri Hitler’in özellikle işgal etmek istediği bir şehirdi. Zira Sovyet endüstrisinin %10’una ve Rus baltık donanmasına ev sahipliği yapması onu askeri bir hedef yaptığı gibi Lenin’in adını taşıması da psikolojik bir hedef yapıyordu. 

Bu sebeplerden ötürü şehri ele geçirmek isteyen Alman ordusunun Kuzey grubu şehre yöneldi. Hitler'in planına göre bu şehrin hızlı düşüşü Kızıl Orduyu derinden sarsacak ve savaşma azmini yıkacaktı.

Ayrıca Leningrad Ruslar ile kavgalı olan Fin’lilere çok yakındı. Hitler ortaklık önerince düşünmeden kabul eden Fin ordusuna da yardımı ile işehir çabucak ele geçirdikten sonra bütün Kuzey ordusu güneye ilerleyip Merkez ordu ile birleşecek ve Moskova ve kolaylıkla düşürülecekti.

Operasyon başladığında Rus ordusu kağıt üstünde üstün gözüküyordu ama Fransa'da ve Afrika'da Savaş tecrübesi kazanmış ve daha modern donanıma sahip Alman ordusu karşısında dayanamadı. Eğitimli subayları olmadan savaşan ve devrini tamamlamış silahlara sahip olan Kızıl Ordu birlikleri yeni yağlanmış bir makine gibi hareket eden Alman birlikleri için eğlenceden başka bir şey değildi.

Kuzey ordusu ilerleyişini sürdürürken saldırıya karşı direnmesi içinden Leningrad’a 1 milyon asker gönderildi. Bu Rus Batı Cephesi askeri gücünün 5'te biriydi askerlerle birlikte şehri koruması için bölgeye 1200 tank da sevk edilmişti.
Ne yazık ki bu araçların çoğu 10 yıl öncesinin teknolojisine sahipti ve pratikte tank olarak pek bir işlevi olmayan araçlardı.  Leningrad’ı savunmak için hazırlanan Rusların karşısında ise savaşta deneyim kazanmış 800 bin Alman askeri ile dönemi için ileri teknolojiye sahip 800 tank vardı. bu güç sayesinde taarruz'un ilk günlerinde Alman tankları günde 100 kilometre kadar ilerliyordu.

Stalin'in Endişesi Giderek Büyüyor!

Stalin'in Endişesi Giderek Büyüyor!
Kızıl Ordunun I.Dünya Savaşı'ndan kalma savunma taktikleri ise düşman zırhlı birliklerinin Yıldırım Harekatı ile boy ölçüşemiyordu. Saldırılar başladıktan sonra Wehrmacht o kadar hızlı bir şekilde ilerledi ki Stalin’in endişeden Lenin’in kurduğunu biz kaybediyoruz dediği söylenir.

Çatışmaların hızına yetişemeyen Moskova'daki Rus komutanları çoğu zaman ne düşman birliklerinin, ne de kendi bildiklerini yerini tam olarak bilemiyordu. 

Hitler bu  hızlı ilerleyişten o kadar memnun,  gelecek zafer'den ise o kadar emindi ki, daha Leningrad ve Moskova düşmeden Kremlin gibi önemli binaları ihtişamlı bir şekilde havaya uçuracak ve bunu kameraya kaydedecek birliklerin hazırlanmasını emretti.

Kızıl Ordunun Yavaşlatamadığı Almanları Hava Koşulları Yavaşlatıyor

Kızıl Ordunun Yavaşlatamadığı Almanları Hava Koşulları Yavaşlatıyor
Rus birlikleri Alman ilerleyişine dayanamayıp Leningrad’a doğru geri çekilirken arkalarında düşmanın kullanabileceği hiçbir şey bırakmamak için her şeyi yok ediyorlardı. 

Bunun için tren istasyonları veya postaneler gibi Almanların işgal edebileceği binaları gizlice patlayıcılar ile tuzaklıyorlardı. Almanlar binalara yerleştikten sonra geceleri gizlice gelip binaları Almanlar uyurken havaya uçuruyorlardı. Hatta düşmanın ilerleyişini yavaşlatmak için güzergah üzerindeki ormanlar dahi ateşe veriliyordu. Bu çabalara rağmen Alman ordusu Rusya'nın bitip tükenmeyen yollarında ilerlemeye devam ederken 1941'in sonbaharında Leningrad’a yaklaştığında karşısına ilk büyük engel çıktı General çamur. General çamur askerlerin zaman zaman diz boyunu geçen çamur deryasına saplanmalarına yol açıyor paletli araçların dahi ilerlemesini engelliyordu.
Eylül 1941'de Alman orduları Leningrad'ın güneyindeki ana savunma hatlarından biri olan noktaya ulaştı burada ilk sert direnişle karşılaşan Kuzey ordusu bir hafta boyunca girecekleri kanlı çatışmaların ardından bölgeyi geçirdi.

Bu mesafeye gelene kadar kaynaklarının büyük kısmını harcamış olan Alman ordusu kuşatma için ilk planlanandan daha fazla malzemeye ve kuşatma toplarına ihtiyaç olduğunu fark etti ancak Berlin onlara İkmal desteği yapmak bir yana Kuzey ordusunun tanklarının güneydeki muharebeye gönderilmesini istedi. Zaten ikmal sıralamasında sonda olmalarından dolayı sıkıntı çeken Almanlar tanklarında gitmesi ile iyice zayıflamıştı.

Leningrad Top Yekün Kuşatmaya Hazırlanıyor

Leningrad Top Yekün Kuşatmaya Hazırlanıyor
Geride kalan askerler Kuraznavardask’da çarpışıp malzeme temini için uğraşırken Leningrad halkı ise topyekün bir şekilde şehri savunmak için hazırlık yapmışlardı.

Şehrin içinden başlayıp dış köylerine kadar devam siper ve hendek kızıp tanklar için engeller inşa etmişlerdi.  Şehir Almanlar ve Fin’liler tarafından kuşatıldığında şehrin etrafında toplam 36000 kilometre uzunluğunda siper, hendek ve engel hazırlanmıştı.

Ruslar Ayrıca işe yaramaz haldeki eski model tanklardan faydalanmanın yolunuda bulmuştu kazılmış hendeklere gizledikleri tankları sabit anti tank yuvası veya zırhlı makineli tüfek yuvası haline getirmişlerdi.

Leningrad’lılar savunma hatlarını tamamladığı sırada Alman birlikleri de Leningrad’ın kenar mahallelerine kadar gelmişlerdi. 

Bu sırada birliklere Hitler tarafından şehre girmeyin kuşatın emri ulaştı bu kararın alınmasının ardında Rusların Leningrad daki bütün binaları patlayıcılar ile tuzakladığı düşüncesi yatıyordu.

Leningrad ‘dan önce kuşatılan Kiev’e yapılan Alman taarruzunda şehre giren binlerce Alman askeri daha düşman ile  karşılaşmadan havaya uçurulan binalar yüzünden binlerce Alman askeri can vermişti. Bu kayıpları Leningrad’da da yaşamak istemeyen Hitler düşene kadar şehre girilmemesi emretti.

Emirin ardından Almanlar şehre girmek yerine şehrin güney bağlantısını tamamen kestiler. Kuşatmanın tamamlanması görevi ise Fin’lilere düştü. Kuzeyden ilerlemeye başladılar ve Ruslar’ın zamanında ellerinden aldığı bütün toprakları tekrar ele geçirdiler. Kuzey yollarıda kapanan şehir artık kaderiyle baş başa kalmıştır.

Leningrad İçin En Kötüsü Şimdi Başlıyor

Leningrad İçin En Kötüsü Şimdi Başlıyor
Şehir ilk kuşatıldığında şehrin savunmasından sorumlu olan ve askeri taktikleri ile ünlü General Jukov ve kurmayları savunma açısından kendilerini rahat hissediyordu. Yeteri kadar askerleri ve erzakları vardı. Şehrin erzak depolarında şehir halkına bir yıl yetecek kadar yiyecek bulunuyordu. Ancak Almanlar bombardımana başladığında saldırmayı seçtikleri İlk

yerler bu depolar oldu erzak depoları yıkılıp erzaklar  yıkıntılar altında kalınca Leningrad’da  korkunç bir kıtlık başladı. Elbette depoların yok oluşu Leningrad radyosundaki haberlerde hiç yayınlanmadı. Aksine bu haberin halk arasında yayılıp infiale sebep olmasını istemeyen Ruslar depoların havaya uçtuğunu duyan ve enkazdan yiyecek bulma ümidiyle oraya giden halkı acımasızca vurup öldürüyorlardı. Şehirdeki herkes olaylardan haberdar olsa dahi Propaganda subayları tarafından vatan hainliği ile suçlanıp vurulmamak için olayı kimseye dillendirmiyor ve hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.


Kış soğuklarının bastırmasıyla birlikte daha da ölümcül hale gelen açlık artık tüm şehri etkilemeye başlamıştı şehir halkı aç dolaşıyor yenilebilecek herhangi bir şey bulma ümidiyle günlerini geçiriyor ve geceleri yarın belki şansım döner diyerek bitkin bir şekilde uykuya dalıyor ve ne yazık ki çoğu sabahları uyanamıyordu. Durum o kadar kötüleşmişti insanlar ölen yakınlarını defnedilecek enerjisi olmadığı için cesetlerle aynı odada günlerce yaşıyordu. Bu durum insanlarca normal kabul edilmeye başlamıştır.

1941 Aralığında şehri diz çöktüren aşırı soğuk ve yiyecek kıtlığı 5 gün içerisinde 11 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Ay sonunda ise ölenlerin sayısı 40 bini geçti.

1942 nin Ocak ve Şubat aylarında ise insanlar bulabildikleri ne varsa yer hale geldi yaptıkları ekmeklere kendilerini tok hissetmek için talaş katarak pişiriyorlardı. 

Bir süre sonra tencerenin içinde yemek kaynadığı sürece içinde pişenin ne olduğunu umursamamaya başladılar. Yedikleri köfte komşunun kedisi veya donan toprağa gömülemeyen birinin kolu olabiliyordu.

Cılız Yardımlar Yetersiz Kalıyor

Cılız Yardımlar Yetersiz Kalıyor
İstihbarat raporlarında kayıp çocuk sayılarındaki artış göze çarpıyordu. Rus kurtarma ordusu büyük acılar çeken şehre yardım ulaştırmak için şehrin doğusundaki donmuş göl üzerinden ikmal hatları kurmaya çalıştı ancak ikmal hattına yapılan hava saldırıları sonucu buzu kırılan göle düşen kamyonlar yüzünden şehre yardımların çok azı ulaşabiliyordu.

Acı geçen 1941 kışı daha sonraları korkunç kış olarak anılacaktı. 1942'de Ruslar Leningrad’a giden bir tren hattını kullanılabilir hale getirdi ve hem asker hem gıda ihtiyaçlarını buradan sağlamaya başladılar.

Bu cılız çaba ile yardımların şehre ulaştırılması sağlamasına rağmen kuşatmanın 2. kışında da yine yüz binler yaşamını yitirdi.

Sefalet Hem Kuşatılan Hem Kuşatan İçin

Sefalet Hem Kuşatılan Hem Kuşatan İçin
Üstelik kayıplar sadece Rus tarafından değildi. Kuşatma ilginç bir şekilde kuşatanlar açısından da sefalet içerisinde geçiyordu.

Hitler'in Rusya'ya  ve her yere aynı anda saldırma stratejisi nedeniyle kuşatma için gereken asker, malzeme, yakıt ve cephane hiçbir bölgeye yeteri kadar ulaşamıyordu.

Bunun dışında Alman ordusunun daha önce karşılaştığı general çamurdan daha acımasız olan general kış savaşa girmişti. Sıcaklıklar kışın -40 dereceye kadar düşmüş, nefes almak dahi zorlaşmıştı. Donmuş ve ulaşılamaz hale gelen yollardan ikmal edilemeyen ordunun ihtiyaç duydukları Almanya'dan nakliye uçakları ile ulaştırılmaya çalışıyordu ancak yüz binlerce askerin gereksinimleri uçakla yeteri kadar sağlanamıyordu. Leningrad kuşatmasında iki tarafta soğuk ve açlıkla savaşıyordu. Almanların eline ulaşan eser miktarda ikmal de kutup soğuklarının yaşandığı coğrafyaya uygun olmadığı için işe yaramıyordu. Askerlerin giydiği kışlık elbiseler ısıtmıyor, daha da önemlisi silahlar soğuktan donup ateş etmiyordu.

1942'de ikmal hatları iyice zayıflayan Alman Kuzey ordusu kutup kışına alışkın olan Ruslar karşısında her geçen gün daha da zorlanmaya başlamıştı. Almanlar için savaş artık 1. Dünya Savaşı'nda yaşanan ölümcül siper çarpışmaların sefaletine dönmüştü.

872 Gün Sonra Hitler Kuşatmayı Kaldırıyor

872 Gün Sonra Hitler Kuşatmayı Kaldırıyor
Kuşatmanın başladığı 8 Eylül 1947'den 872 gün sonra Almanya Leningrad’ı ele geçiremeyeceğini kabul etti ve kuşatmayı bozdu. Ruslar tarafından da yok edilmemek için de Panter hattı adını verdikleri savunma hattına geri çekilmeye karar verdi. Ancak Alman askerleri bu hattı korumak için ne yeterli sayıya, ne de enerjiye sahipti.

Bu sebeple Alman ordusu 1945 yılına kadar Ruslar tarafından kovalandı ve ardından kuşatılan durumuna düştü.

Baltık denizinde görev alan Alman donanması sayesinde kurtarılanlar hariç Alman ordusunun büyük kısmı savaşta yok oldu.  Leningrad kuşatmasının sona erdiğini ise halkın sadece yarısı görebildi. 3 yıla yakın süren kuşatma sırasında 1.6 ila 2 milyon arasında kişi hayatını kaybetti. Savaş sırasında yaşanan yoğun sansür nedeniyle tam sayı bugün dahi bilinmiyor.  

Stalin Leningrad kuşatmasının bir zafer olarak anılacağına karar verdi ve zaferi eleştirenlerin tutuklanmasını emretti. KGB Kuşatmada yaşanan açlık ve sefaleti geniş kitlelere aktaranları tutukladı. Tutuklananların pek çoğu geri gelmedi. Kuşatma sırasında görev alan ve ünlenen Mareşal Jukov  gibiler ise Stalin’e rakip olacağı gerekçesiyle görevlerinden alındı. Kimisi ise vatana ihanet suçu ile idam edildi. Sağ kalan Leningrad halkının ise  iyi durumda oldukları pek söylenemezdi açlık, soğuk ve savaş nedeniyle pek çoğu kalıcı sağlık sorunları yaşadı. Hayatta kalmak için katlanmak ve yapmak zorunda oldukları nedeniyle yaşadıkları psikolojik rahatsızlıklardan ömür boyu kurtulamadılar. Hayat onlar için eskisi gibi olmayacak olsa da hayata tutunma güdüsü sayesinde ve Sovyet Rusya sansürünün desteği ile sanki hiçbir şey olmamış gibi hayatlarını sürdürmeye devam ettiler. Hasar gören evler tamir edildi, boşalan evlere yeni komşular taşındı, her sene zafer törenlerinde madalyalarını takıp tören kıtasında yürüdüler. Hayata kaldıkları yerden devam ediyor gibi gözükselerde kuşatmayı yaşayanların yaşadıkları travmalar onları son nefeslerine kadar bırakmadı.
Bunları da beğenebilirsiniz