Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Hititler Kimdir ? Her Yönüyle Hitit Uygarlığı

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Dünyada birçok ilke imza atan, anayasadan, kadın haklarına ve gelişmiş adalet sistemiyle Anadolu'da yaşamış en önemli devletlerden biri olan Hitit Uygarlığı kuruluşunun üzerinden 5 bin yıl geçmesine rağmen hala insanların ilgisini çekiyor ve üzerine araştırmalar yapılmaya devam ediyor. Bu yazımızda her yönüyle Hititleri tanıtacağız.

Tarihe Katkı Sağlayan Eşsiz Bir Kayıt Sistemi

Tarihe Katkı Sağlayan Eşsiz Bir Kayıt Sistemi
Hititler tarih sahnesine çıktığında dünyada bir çok şey değişecek ve gelecek nesillere birçok miras kalacak, tarih kitapları objektif tarih yazmaya başlayacaktı. Çünkü anal ismini verdikleri yıllıklara düzenli olarak bir yılda olan olayları eksiksiz kaydediyorlardı. Bu kralların emriyle yapılırdı çünkü inanışlarına göre Hitit kralları tanrılara hesap vereceklerini düşünüyorlar ve yalan hiçbir şey yazdırmak istemiyorlardı. 

Zamanla araştırmalar derinleştikçe kurdukları yönetim sistemi sayesinde gelecek nesillere bir demokrasi dersi veriyorlardı. Arkeologların büyük özenle çalışarak ortaya çıkardıkları tabletlerden de anlaşılacağı üzere Hitit devletinin başkenti Hattuşaş M.Ö. 2000-2500 yılları arasında Kapadokya’nın kuzeyinde ve Karadeniz'in ortalarında kurulmuş ‘’ Hatti Ülkesi’’ olarak geçiyor. 

Konuştukları dilin Çerkez şivesine benzemesi sebebiyle Kafkaslar tarafından Anadolu'ya geldikleri tahmin edilir. Hititler Asurluların Anadolu’ dan çıkmalarının ardından bölge halkıyla kaynaşıp büyük ve etkili bir krallık kurmuşlardır. Milattan önce 2000-1200’de yaşamış Hitit devletinin ilk kurucusu Labama’dır ve devletin başkenti Hattuşaş olarak bilinmektedir. 

Kral ve kraliyet ailesinden olan soylulardan seçilenlerin yönetimde olduğu ülke de kurulan meclise Pankuş adını vermişlerdir ve bu tarihteki ilk meclis olarak biliniyor. Pankuş meclisinde Kral ve çoğunluğu asillerden oluşan meclis üyeleri o kadar geniş yetkilere sahipti ki Kral’ı bile denetleme ve yargılama yetkileri vardı. 

Bu mecliste herkes ülkede ortaya çıkan sorunlara dair fikirlerini sunardı. Pankuş meclisinde yönetim ile ilgili alınan kararlar çoğu asillerden olan üyelerin oylamasına sunulurdu. Yine meclisin bir diğer özelliği de üyelerin eşit haklara sahip olması ve düşüncelerini hiçbir etki altında kalmadan açıklayabilmeleriydi.

Hititler'de Dil ve Yazı

Hititler'de Dil ve Yazı
Arkeolojik kazılar sonucu bulunan tabletler uzmanların Hitit dili hakkında daha çok bilgi sahibi olmalarını sağlamıştır. Bilinen ve kanıtlanmış en eski dil ‘’Hititçe’’ dir. Hint- Avrupa dil grubuna mensuptur ve ölü bir dildir yalnızca Hitit Uygarlığı tarafından kullanılmıştır.

Hititler dinsel konular için Luvca, saray arşivleri ve imparatorluk yazışmaları için Asur dili Akad’ca yazısını kullanmışlardır. Kayalarda keşfedilen kabartmalar ve yazıtlar için ise ‘’hiyeroglif’’ yani kabartma yazı tarzı kullanılmıştır.  Ayrıca Mittani İmparatorluğu İle yapılan diplomatik yazışmalarda Hurice yazışma dili olarak kullanılmıştır.

Hititler'de Tarım ve Hayvancılık

Hititler'de Tarım ve Hayvancılık
Hititler’ nin İç Anadolu’da kurdukları imparatorluk, büyük çapta tarım ve hayvancılığa dayalı bir ekonomik gücün eseriydi. Diğer gelir kaynakları olarak dokumacılık, maden işletmeciliği ve çeşitli ham maddeler olmak üzere geniş bir yelpazeye ayrılırdı. Hitit Devleti kendisine bağımlı devletlerden aldığı vergiler ve savaş ganimetleri de önemli gelir kaynaklarını oluştururdu. 

Tahıldan üretilen besinler Hitit mutfağında çok önemli bir yer tutardı. Hitit yazıtlarında 180 civarında ekmek, börek ve unlu mamul çeşitlerine rastlanmaktadır. Yazılı ve görsel kaynaklar ekmek türlerinin hem şekil olarak hem de lezzet olarak ayrı ayrı isimlendirildiklerini gösterir.

Hititler’de Dini İnanış

Hititler’de Dini İnanış
Hititlerde dini inanış çok tanrılı bir din olarak karşımıza çıkmaktadır. Tanrılar ailesi olarak kabul edilen ve içinde binlerce tanrı ve tanrıça bulunan bir inanış şekli mevcuttur. Bu tanrı ve tanrıçaların büyük çoğunluğu diğer kavimlerin dinlerinden alınmışlardır.

Hititler inancında tanrılar tıpkı birer insan gibidir. Fiziksel şekilleri insan gibi olduğu kadar, ruhsal olarak da onlarla aynı olup, tıpkı insanlar gibi yerler, içerler, kendilerine çok iyi bakıldığı sürece insanlara iyi davranırlar. Ancak ihmal edildikleri zaman da hemen intikamlarını almaya, insanları en acımasız yöntemlerle cezalandırmaya hazırlar. 

Bir Hitit yazılı metninde insanlar ile tanrıları birbirleriyle kıyaslanmaktadır ve tanrı- insan arasındaki ilişkiyi efendi- hizmetçi ilişkisine benzetmektedir. 

Hitit devletinin tanrısı Anadolu ve Suriye şehirlerinin çeşitli yerel tanrılarının zamanla bir araya gelip birleşmesinden oluşmuştur. Hitit devletinin kuruluşundan itibaren baş tanrısı, gökyüzü ve fırtına tanrısı olan Teşup’dur. Kainatı ve krallığı koruyan, ülkenin düzenini sağlayan Teşup’dur. Kral, sadece efendisi Teşup adına ülkeyi yönetir.

Hititler’in Hukuk Sistemi

Hititler’in Hukuk Sistemi
Hititler yasaları yazılı halde kullanan ilk uygarlıklardan biri olarak biliniyor ve hukuk sistemi bu açıdan modern hukuka yakınlığı ile dikkat çekiyor. Hitit hukuk sistemi ile ilgili bildiklerimizi değişik kaynaklardan öğrenmekteyiz. 

Bunlar mahkeme kayıtlarına ait yazılı tabletler, kralın taşra yöneticileri için verdiği emirler, imparatorluk içindeki ve halk arasındaki davaların kayıtları, saray çalışanlarının işlediği suçlarla ilgili kayıtlar olarak karşımıza çıkar. Hititler’ de adalet çok önemliydi ve yasalar adaleti ve huzuru koruyacak şekilde hazırlanırdı. 

Hitit yasalarında ceza ile ilgili kısımda, adam öldürme, saldırı, mal ve mülke zarar, hırsızlık, cinsel saldırılardan oluşurken, medeni hukuk ile ilgili kısım ise evlilik, hayvanların ve belirli malların, hizmetlerin fiyatının belirlenmesi, insan gücünün karşılığı gibi konulardan oluşmaktaydı. Hitit yasaları çok sert değildi ve insani bir yapıya sahipti, en önemli özelliği ise yaptığın kötülüğün illa karşılığını alırsın şeklinde bir uygulamaya yer vermemesidir.

Hititler Uygarlığında Evlilikler

Hititler Uygarlığında Evlilikler
Hitit imparatorluğunda evliliklerin tek eşli olduğu düşünülmektedir. Hititler’ e ait yasalarda evlilik ile ilgili maddelerde çok eşliliğe değinilmemesi bu ihtimali desteklemektedir. 

Ayrıca sözlenme, evliliğe kızın ailesinin karar vermesi, erkeğin kız tarafına başlık vermesi, kızın da gelin gittiği eve çeyiz getirmesi günümüz Anadolu’sunda da özellikle kırsal kesimlerde sıkça karşılaştığımız adetlere benzemesi nedeniyle dikkat çekicidir ve geleneklerimizin ne denli eski olduğunun da bir göstergesidir. Bu sebeple aradan bin yıllar geçmiş olsa da bu geleneklerin günümüz şartlarında da devam ettiğini görüyoruz. 

Boşanma gibi olası durumlarda erkek kadar kadının da yasalar önünde eşit hakka sahip olması ve malların eşit bölüşülmesi gibi olayların o dönemde de Hititler Uygarlığında kadına ne kadar  değer verildiğini de  göstermektedir.

Hititler’in İlginç Dini Ritüelleri

Hititler’in İlginç Dini Ritüelleri
Yapılan kazılar ve araştırmalar sonucu dünyanın en eski medeniyetlerinden Hititlerin daha önce duyulmamış yönleri ortaya çıkmaya devam ediyor. Hititlerin tanrılara yakın olmak ve günahlarından temizlenmek için kuşları yakarak kurban etme ritüeli yaptıkları ortaya çıkarıldı. Şapinuva’ da yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu yanmış kuş kemiği bulunan çok sayıda kurban çukuru bulundu. Hitit uygarlığının bilinmeyen yönleri ortaya çıktıkça onların ne kadar farklı bir medeniyet olduğu da ortaya çıkmaktadır. Hitit kaynaklarında kuşların yakılarak kurban edildiğini anlatan metinler de bulundu. 

Kutsal bir şehir olan Şapinuva bu ayinlerin çoğuna ev sahipliği yapmaktaydı. Şapinuva’yı özel kılan sahip olduğu ‘’arındırma gücü, insanları temiz ruha kavuşturması, tanrıları hoşnut etme özelliğidir.’’

Şehrin sahip olduğu bu özelliklerin o kadar güçlü olduğuna inanılır ki buraya gelmeden bile buradan getirilen dua metinleri veya kutsanmış sularla uzakta dahi olsanız bu temizliğin gerçekleştiğine inanılırmış. Ayrıca Ağılönü bu kutsal şehirde ayrı bir kutsal alandır ve burada çok daha önemli ritüeller yerine getirilmiştir. Hitit’in Hurrice yazılmış tabletlerinde birçok ritüel ve kurban etme terimi içeren yazılar bulunmaktadır. 

Bu ritüeller kuş, koyun, keçi, dağ keçisi gibi hayvanların yakılma veya kanlarının akıtılması yoluyla kurban edildiği anlaşılmaktadır. Arınmak için ya da iyilikler dilemek amacıyla yapılan bu törenlerde çeşitli hayvanlar özellikle yakılma yoluyla tanrılara kurban edilmekteydi.

Tarihin En Önemli Antlaşmalarından Biri Kadeş

Tarihin En Önemli Antlaşmalarından Biri Kadeş
Hititler ve Mısır arasında yapılan Kadeş Antlaşması, bilindiğinin aksine tarihteki ilk yazılı antlaşma değildir. 

Ondan önce de krallar ve vasalları, birçok yazılı antlaşma olmuştur. Kadeş Antlaşmasını önemli yapan şey, karşılıklı eşitlik ilkesine göre zamanın iki süper gücü arasında yapılmış ilk yazılı anlaşma olmasıdır. 

M.Ö. 1274 tarihinde Hitit Kralı ile Mısır Kralı arasında, Kadeş diye adlandırılan yerin önünde büyük bir meydan savaşı yapılmış ve Kadeş adı verilen Barış Antlaşması ile sonuçlanmıştır. 

Bu antlaşmaya bağlı olarak, Mısır Kralı savaştan önce aldığı bütün topraklardan çıkmış, Kadeş şehri Hititlere bırakılmıştır

Antlaşma çivi yazısı kullanılarak gümüş plakalar üzerine Akadca olarak işlenmiştir. 

Ayrıca kral mührünün yanında kraliçenin de mührü vardır. Bu antlaşmanın gümüş levhalara işlenen asıl metinleri hala bulunamamıştır. Mısır’ da bulunan tapınakların duvarlarına kazınan antlaşmanın bir kopyası da Boğazköy kazılarında kil tablet olarak bulunmuştur.

Büyük Bir Uygarlığın Tarih Sahnesinden Çekilişi

Büyük Bir Uygarlığın Tarih Sahnesinden Çekilişi
Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesiyle ilgili birçok rivayet vardır. 

Rivayetlerden ilki son kral döneminde Anadolu’da huzursuzluğun ve ülkede kıtlığın baş göstermesi sonucu halkın krala olan güvenini kaybetmesidir. 

Diğer rivayete ise Hititler’in, Batı denizlerinden gelen kavimler ve istilacılar tarafından yıkıldığını söylemektedir. 

Ancak arkeolojik çalışmaların ortaya koyduğu sebep uygarlığın son döneminde bölgede yaşanan savaşların devleti yıprattığı ve büyük yönetim sorunları yaratması sonucu Hitit Uygarlığının yıkıldığıdır.
Bunları da beğenebilirsiniz