Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Hangi Organlarımız Olmadan Yaşayabiliriz?

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
İnsanlar artık gelişen teknoloji ve ilaç sanayi sayesinde bazı organlara ihtiyaç duymadan yaşayabilir. Yanlış duymadınız insanlar organsızda yaşar! Nasıl mı? 

İnsan vücudu muhteşem bir makinedir. 600'den fazla kas, yaklaşık 206 kemik, binlerce tendonla, vücudunda, dünyanın etrafını bir kere dönecek kadar damar bulunan insanı canlı tutmak için birçok hareketli parça vardır. Beynimizin kontrolünde olan organlarımız tüm bu eylemin merkezindedir. Her biri daha büyük bir sistemin bir parçasıdır ve vücudumuzun yaşamın birçok temel işlevini yerine getirmesini sağlayan özel bir amaçları vardır. 


Peki bugün size bazı organlarımıza ihtiyacımız yok desek bize inanır mısınız? Organ bilimi başlıyor!

Safra Kesemiz Olmadan Hayatımıza Devam Etmek Mümkün!

Safra Kesemiz Olmadan Hayatımıza Devam Etmek Mümkün!
İlk organımızla başlayalım. Safra kesesi sindirim için tamamen gerekli değildir. Safra, karaciğerde üretilerek bağırsağa dökülen bir salgıdır. Yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emiliminde rol oynar. Bazı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını, atılımını sağlar. Her gün karaciğerde ortalama 600 ml safra üretilir ve ana safra kanalı aracılığıyla onikiparmak bağırsağına dökülür. Safra kesesi karın sağ üst tarafında yer alan karaciğerin alt yüzüne yapışık, küçük armut biçiminde bir organdır. Yağlı yiyecekleri sindirmemizde biz yardımcı olan bu yapı aslında bağırsaklarımıza yardım etmesiyle bilinse de, durumu o kadar da kritik değildir.  Safra kesesinde bazen katı sindirim sıvısı birikintileri oluşabilir ve bu da insanların çok fazla rahatsızlık hissetmesine neden olabilir. Taşlar çok büyük ve çok sık hale gelirse, bir kişi tüm safra kesesini cerrahi olarak çıkarabilir. Safra kesesi olmayan bir kişinin dikkat etmesi gereken tek şey diyetidir, ve yüksek yağlı yiyeceklerden kaçınmalıdır. Yağlı yiyecekler her ne kadar zararsız da olsalar, bağırsaklarındaki safra seviyesi çok daha az konsantre olacağından sindirim sorunları yaşayabilirler.

İnsan Dalaksız Da Yaşar!

İnsan Dalaksız Da Yaşar!
Vücudumuz aynı zamanda dalak olmadan da hayatta kalabilir. Dalağın birincil işlerinden biri fetüs geliştirmede kan ve savunma hücreleri üretmektir. Ancak bir bebek doğduktan sonra, dalağın işlevi kan trombositlerini depolamaya, antikor yapmaya ve kandaki anormal hücreleri yok etmeye geçer. Kısaca doğana kadar olan faydası doğduktan sonra azalmaya başlar. Her an dalağın içinden çok fazla kan geçtiği için, onda meydana gelen yaralanmalar ölümcül olabilir. Yani dalak patlamasını hafife almayın. Çoğu zaman bir kişinin dalağını patlamadan ve iç kanamaya neden olmadan tamamen çıkarması daha akıllıca bir karardır. Dalağınız olmadığında belirli enfeksiyonlar geliştirme olasılığınız daha yüksek olsa da, hiç değiştirmeden teknik olarak devam edebilirsiniz. Yani onla da onsuz da devam edebiliriz.

Apandisit Aslında Pekte Gerekli Bİr Organ Değil!

Apandisit Aslında Pekte Gerekli Bİr Organ Değil!
Apandisit olmadan da olur dersek bize inanın. Zaten etrafınızda olan bir çok insanın bu organı yoktur. Zaten ilk başta doktorlar da apandisitin ne işe yaradığını bulamadılar. Fakat yıllar geçti ve apandisitin bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan proteinler olan immünoglobulinler ürettiğini biliyorlar. Fakat bunu her zaman sağlıklı bir şekilde yerine getirememe durumu da var!

Böbrekler Çok Önemlidir Ama Teknoloji Sağolsun Onlarsız Da Yaşarız!

Böbrekler Çok Önemlidir Ama Teknoloji Sağolsun Onlarsız Da Yaşarız!
Böbreklerinizden birini kaybederseniz diyaliz ve şanslıysanız vücudunuz sizi hayatta tutabilir. Hayat kalitesi ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerektiğini de hatırlatalım. Böbrekler üriner sistemdeki bir çift şeklinde çalışan fasulye şeklinde tabir edebileceğimiz organlardır. Toksinleri kan dolaşımından filtrelemede ve kan basıncını düzenlemek için hormon üretiminde kritik bir rol oynarlar, yani ikisini de kaybederseniz hayatta kalma şansınız çok zayıftır. Ancak sadece birini kaybedecek olursanız aynı şey geçerli değildir. Bu yüzden hala hayatta iken bir böbrek bağışlamak mümkündür.

Akciğerlerimiz Çok Hayati Olsa Da Biri Olmadan Yaşamak Mümkün!

Akciğerlerimiz Çok Hayati Olsa Da Biri Olmadan Yaşamak Mümkün!
Nefesinizi tutmak için bir akciğer yeterlidir. Akciğerlerimiz, vücuttaki her hücreyi canlı tutmak için tüm gün çalışıyor ve vücudun en önemli organlarından biridir. Esas olarak, ana görevleri soluduğumuz oksijeni alıp kan dolaşımına aktarmak ve karbon dioksit atık gazını vücuttan atmaktır. Bildiğiniz gibi sağ ve sol gögüs kafesimizin altında iki tane olarak çalışmaktadır. Her iki akciğer de bu 7/24 süreçte yer alırken, her bir akciğerde diğeri olmadan çalışması için gereken tüm parçalar bulunur.

Şaşırmayın! Üreme Organlarımız Olmadan Da Hayatımıza Devam Edebiliriz.

Şaşırmayın! Üreme Organlarımız Olmadan Da Hayatımıza Devam Edebiliriz.
Üreme organlarımız da olmadan hayatta kalabiliriz. Nasıl mı hemen anlatalım. Hem kadın hem erkek için hayatımızı devam ettirmek için üreme organlarımızı, doğal olarak da hormonlarımızı kullanırız. Fakat herhangi bir rahatsızlıkta onların vücudumuzdan alınması hayati bir önem teşkil etmez. Yani erkekler penissiz, kadınlar vajinasız yaşayabilir. 

Bunun getireceği yegane sıkıntı, her iki üreme organının kaybı ile ilgili temel endişe, östrojen ve testosteron gibi seks hormonlarında dramatik bir azalmadır. Kadın cinsiyet hormonları, kişilerde, östrojen kemik yoğunluğunu korumaya, sıcak basmaları düzenlemeye ve vajinal kuruluğu azaltmaya yardımcı olur. Aynı şekilde, erkek cinsiyet hormonları, kişilerde, testosteron, diğer şeylerin yanı sıra kemik gücünü, kas tonusunu ve saç büyümesini korumaya yardımcı olur. Yani vücut testesteron ve östrojene ihtiyaç duyacaktır. Bununla birlikte, hem testosteron hem de östrojen replasman tedavileri, ihtiyaç duyan insanlar için mevcuttur. Yani vücudun çalışma prensibini bozmadan hayatta kalmak mümkün, tabii ki seks yapmak gibi bazı ihtiyaçlarınızı gideremeyeceksiniz,  fakat sindirim sisteminin son halkası olan tuvalette herhangi bir zorluk çekmeyeceğinizi de buradan belirtelim.

Midesiz Yaşamak Mümkün Fakat Zahmetli!

Midesiz Yaşamak Mümkün Fakat Zahmetli!
Yemeğiniz ağızdan yemek borusu, mide ve ince bağırsağa yolculuk yaptıktan sonra kalın bağırsağa girer. Yemeğiniz bu noktaya ulaştığında, hemen hemen tüm besin maddeleri emilir ve geriye kalanlar genellikle tuzlar ve sindirilemeyen liflerdir. Kolon, kibarca "büyüğü" olarak adlandıracağımız şekilde geçirilebilen katı atıkların oluşmasına ve ilerlemesine yardımcı olur. Aslında bu onu çok önemli bir organ yapar. Ancak tıbbi teknoloji ve cerrahideki sayısız gelişmeler sayesinde, bir kişinin kolonlarının bir kısmı veya tamamı olmadan yaşaması mümkündür.

Mideniz olmadan da düzenli bir diyet ile hayatta kalabilirsiniz. Bir kişinin midesi olmadan hayatta kalabileceğini öğrenmek sürpriz olabilir, ancak mümkündür. Bir hastada tam bir gastrektomi yani midelerinin çıkarılması işlemi olduğunda, yemek borusu doğrudan ince bağırsağa bağlanır. Bu, genel sindirim yolunun uzunluğunu kısalttığından, prosedüre giren çoğu insan genellikle diyetlerinde değişiklik yapmak zorundadır. Ancak genel olarak, midesi olmayan insanlar katı yiyecekleri yiyebilir ve sindirebilirler.

Son Dönemde Aldırma Oranı Yükselen Organ Olan Bademcik Olmadan Da Yaşarız.

Son Dönemde Aldırma Oranı Yükselen Organ Olan Bademcik Olmadan Da Yaşarız.
Aldırması giderek yaygınlaşan bir başka organ ise bademcikler. Her ne kadar üzerine tartışmalar yapılsa da vücuda ağızdan giren mikropları yakalayarak ve vücudu beyaz kan hücreleri üretmesi için uyararak çalışırlar. Ancak vücudun sahip olduğu tek savunma oyuncusu olmadığından, bir kişinin herhangi bir sağlık sorunu yaşamasına neden olmadan kolayca çıkarılabilirler. Buna ek olarak, son yapılan araştırmalar sonucu uzamanlar bademciklerin yetişkinlikte bu bağışıklık sistemi işlevlerini yerine getirmeyi yavaşlattıklarını, bu yüzden gitmelerine izin vermek zorundaysanız gerçekten büyük bir kayıp olmadığını belirtiyor.

Tiroid Bezleri Olmadan Da Hayatımıza Devam Edebiliriz!

Tiroid Bezleri Olmadan Da Hayatımıza Devam Edebiliriz!
Bazı ilaçları alırsanız tiroid olmadan da yaşayabilirsiniz. Geldik son organımıza aslında vücudun denge unsurlarından biridir. Tiroid, sıklıkla bir hastalık adı olarak bilinse de aslında boğazda adem elması olarak bilinen bölgenin altında, soluk borusunun önünde yer alan bir organdır. U ya da H harfine benzetilen ve kelebeği andıran şekle sahip olan tiroid, vücutta pek çok fonksiyonun düzenlenmesini sağlayan hormonların üretiminden sorumludur. Vücuttaki hemen hemen her organ, işlev görmesi için tiroide başvurur. Tiroid, vücudun metabolizmasını düzenleyen hormonların üretilmesinden sorumlu olduğu için, eksikliği durumunda, gereken hormonların dışarıdan takviye edilmesiyle işlevini sürdürür ve insan sağlığına büyük etkileri olmaz.

Organ Bağışı Neden Önemli?

Organ Bağışı Neden Önemli?
İnsan metabolizması inanılmaz bir mekanizmadır. Gelişen teknolojiler bizi biraz daha ölümsüzlüğe doğru yakınlaştırıyor. Bilimin bu denli gelişmesi kimileri için korkunç gelse de dünyada milyonlarca hastanın organ beklediğini unutmayın. Bu bağlamda organ bağışının önemini hatırlatmakta da, fayda görüyoruz.

Hangi Organlarımız Olmadan da Yaşayabiliriz?

Türkiye'nin En Renkli Bilim Kanalı: Bilim101
Bunları da beğenebilirsiniz