Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Gazneliler Devleti

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Afganistan sınırları içinde bulunan Gazne şehrinden adını alan Gazne devleti ya da tarih derslerinden aşina olduğumuz Gazneliler, 963-1186 yılları arasında hüküm sürmüş bir Türk devletidir. Bu yazımızda Gazneliler Devletine yakından bakacağız buyurun başlayalım.

Kölelikten Hükümdarlığa

Kölelikten Hükümdarlığa
Gazne devletinin temelleri Alp Tigin tarafından atılmış olsa da asıl kurucusunun Sebük Tegin olduğu düşünülür ve bu sebeple bazı kaynaklarda Sebüktegin’liler olarak da bahsedilir. 

Maveraünnehir, Afganistan, Horasan ve Hindistan’ın kuzeyinde yaklaşık iki asır hüküm süren Gazneliler bulundukları bölgenin siyasi ve kültürel tarihi için büyük önem taşır.  Gazne devletinin temellerini atan Alp Tegin 890’lı yıllarda bölgede hüküm süren Samani Devletinin emirine köle olarak satılmış fakat bu olay kimsenin beklemediği bir yükselişe dönüşmüştür. 

Samani emiri köleleri arasındaki Alp Tigin’in sıradan bir köle olmadığını ilk bakışta anlamış ve kendi özel askerleri arasına istemiş. Zaman içinde tüm Samaniler, askeri zekasını ve kişiliğini takdir etmeye başlamış ve Alp Tigin bizzat Samani emiri tarafından azad edilmiş. 

Alp Tigin’i askerleri arasında bir köle olarak görmek yerine kendisi için bazı Samani birliklerinin komuta etmesi uygun görülmüş. Bu konumdan da kısa sürede Samani devletinde birinin gelebileceği en yüksek askeri mertebe olan Horasan sipehsalarlığına getirilmiş.
Dönemin Samani emirinin vefatına dek sarayda oldukça nüfuz sahibi olan Alp Tigin’in yeni hükümdarın seçilmesi konusunda da söz sahibi olması saraydaki bir grubu rahatsız etmiş ve kendi adayını tahta çıkaramayan Alp Tigin askerlerine de güvenemediği için kendi özel askeri birliği ile Belh şehrini ele geçirip buraya çekilmiş. Daha sonra üç bin kişilik ordusuyla kendisine karşı ayaklanan 16 bin kişilik orduyu bile yenen Alp Tegin, köle olarak çıktığı yolda 12 Ocak 1963 tarihinde Gazne devletini ele geçirerek Gazne devletinin temellerini atmış ancak çok geçmeden Hindistan’a düzenlediği seferler sırasında hayatını kaybetmiştir. 

Alp Tigin'in ölümü Gazne devletinde kısa süren bir bocalamaya yol açsa da Samani emirinin yardımıyla oğlu Ebu İshak İbrahim şehri yeniden ele geçirmiş ve onun da hükümdarlığı yalnızca üç yıl sürebilmiştir. Ebu İshak İbrahim’in vefatından sonra yerine geçecek bir oğlu olmadığı için yerine Türk komutanlarından Bilge Tegin seçilmiş, o da bağımsızlığı seçmek yerine Samani devletine bağlılığını bildirmiştir. Kısa süren hükümdarlıkların yaşandığı Gazne devletinde, 977 yılının Nisan ayında Sebük Tegin’in hükümdarlığa gelmesiyle ile Gazne devleti için fiilen bağımsızlığın temelleri atılmıştır. 

Gazne Devleti Büyüyor, Gazneli Mahmut Bir Efsane Haline Geliyor

Gazne Devleti Büyüyor, Gazneli Mahmut Bir Efsane Haline Geliyor
Sebük Tegin’in 20 yıl süren hükümdarlığı döneminde devletin sınırları genişletilmiş ve birçok bölgeye Müslümanlık yayılmıştır. Sebük Tegin 997 yılında vefat etmeden önce yerine oğlu İsmail’in geçmesini istediğini belirtmiş ve oğlu Mahmut’u kardeşi ile karşı karşıya gelmek zorunda bırakmıştır.
Tecrübe bakımından kardeşi İsmail’den çok daha üstün olan Mahmut, hükümdar olması gerekenin kendisi olduğunu kabul ettirememiş ve bunu üzerine iki kardeşin orduları arasında gerçekleşen muharebeden Mahmut galip olarak çıkmıştır. Sebük Tegin’in oğlu Mahmut, Gazne devletinin en parlak dönemini yaşatan hükümdarı Gazneli Mahmut olarak tarihte yerini alacağından habersiz bir şekilde yeminini edip tahtını devralmıştır. 

Gazneli Mahmut tecrübesi ve zekasını kullanarak çıktığı bu yolda, önemli başarılara imza atmıştır. Asıl amacı islamiyeti yaymak gibi görünse de ordusunun daima askeri açıdan kabiliyetli ve dinamik kalmasını sağlamak istemiş ve bu ordu ile toprakla ganimet kazanmayı hedefleyerek Hindistan’a seferler düzenlemeye karar vermiştir.

Kuzey cephesini güvene aldıktan sonra 1001-1027 yılları arasında Hindastan’a tam 17 sefer düzenlemiş ve hükümdarlığını Hindistan’da da günden güne büyütmüş, fillerden kalelere birçok değerli ganimetle geri dönmüştür.

Çıktığı seferlerden galibiyetle dönen Gazneli Mahmut bir yandan da kuzey Hindistan’da islamiyetin yayılmasını sağladı. Gazneli Mahmut son seferi ile hükümdarlığını Ganj nehrine kadar genişletirken Hindistan’da yıllarca sürecek Türk hükümdarlığının temellerini atmıştır. Sultan Mahmut döneminde Gazne devleti dış ilişkilerinde de oldukça başarılıydı. Hükümdarlar arasında bazen dostane bazen rekabet halinde ilerleyen ilişkilerde hep bir adım öndeydi ve bu özelliği sayesinde savaşmadan islamiyeti benimsettiği ülkeler bile oldu.
Çıktığı seferlerin hemen hepsinden zaferle dönen, devletinin topraklarına toprak katan, kazandığı ganimetler ve her alanda başarılı stratejileri sayesinde Gazneli Mahmut devlete en parlak dönemini yaşatmıştır ve 30 Nisan 1930’da vefat etmiştir.

Gazneli Mahmut vefatından önce toprakların erkek çocuklarından Muhammet ve Mesut arasında bölüştürülmesini istese de hanedan üyeleri tarafından tahta geçirilen Muhammet oldu.

Gazneli Mahmut'un Oğulları Taht Kavgasında

Gazneli Mahmut'un Oğulları Taht Kavgasında
Muhammet’in tahta çıkmasından rahatsızlık duyan bazı köleler ve yardımcılar kardeşi Mesut’un yanına kaçtı fakat Mesut kardeşinin tahta çıkmasından tam 27 gün sonra haberdar oldu.  Başta daha ılımlı davranıp paralarda kendi adının da basılmasını ve hutbelerde zikredilmesini istemesine rağmen kardeşi Muhammet tek adam olmak istediği için hükümdarlığını paylaşmak istemedi. 

Önce Karahanlılar'ın sonra da geri dönmesine izin verdiği Türkmenlerin oyunu alan Mesut kardeşinin üzerine yürüdü. Mesut’un ordusu ile karşılaşacağını öğrenen ordu komutanları Muhammet’e artık kardeşi Mesut’un emiri altında olduklarını bildirdiler ve Muhammet bir kalede zapt edilirken Mesut adına hutbeler okutuldu. 
Resmen hükümdar olan Mesut kardeşi Muhammet’in tekrar yoluna çıkmaması için gözlerine mil çektirdi. Amcasını da valiliğe getiren Mesut’un ilk zaferi Kirman oldu. 

Casuslarından Kirman’da karmaşa yaşandığını öğrenen Gazneli Mesut, stratejik açıdan önem taşıyan Kirman’ı 1031 yılında kendi topraklarına kattı. 
Amcasının Karahanlılara casusluk yaptığını öğrendiğinde onu tutuklattı ve 17 Ağustos 1031’de babası gibi Hindistan’a seferler düzenlemek için yola çıktı.  O dönemde Horasan’da iç karışıklıklar olduğunu öne sürerek bu seferlere karşı çıkanlar olsa da Sultan Gazneli Mesut Hindistan’da birçok kaleyi ele geçirdi.

Dandanakan Savaşı Gazne Devletinin Yıkılış SÜrecini Başlatıyor

Dandanakan Savaşı Gazne Devletinin Yıkılış SÜrecini Başlatıyor
Zamanla bağımsızlık derdine düşen Türkmenler Mesut’a baş kaldırmaya cesaret edemedikleri için onun seferde olmasını fırsat bildiler ve Horasan’daki iki şehri yağmaladılar. 

Bu yağmalara karşı koyması için gönderilen Gazne ordusu Nişabur’u kaybetti ve yenilgiyle geri döndü. Karahanlılarla da arası açılan Mesut otuz filin de içinde olduğu ordusu ile savaşı kazanarak geri döndü. Mesut için en büyük yenilgi 1040 yılında yapılan Dandanakan savaşı oldu. Selçuklular ile Gazneliler arasında çıkan savaşta, önemli sayıda askerin Selçukluların yanına geçmesi ile Sultan Mesut büyük bir yenilgiye uğradı ve ordusu dağıldı. 

Bu kez ordusundan geriye kalanlar, oğlu ve devlet hazinesi ile Hindistan’a yönelen Mesut ordusunda tekrar çıkan ayaklanmalar sebebi ile Kurri kalesine hapsedildi ve kardeşi Sultan Muhammet ikinci kez hükümdarlığını ilan etti. 

Sultan Mesut’un oğlu Gazneli Mevdud yaşananları öğrendiğinde amcası Muhammet henüz Gazne’ye dönmemişti ve bunu fırsat bilerek Gazne’ye gidip kendi hükümdarlığını ilan etti. 8 Nisan 1041’de Gazneli Muhammet ve taraftarlarıyla çarpışan Mevdud çarpışmadan galip çıkarken Muhammet ve taraftarları öldürüldü. 

Kaybedilen toprakları geri almak isteyen Mevdud’un bir sonraki hamlesi Selçuklulara karşı harekete geçmek oldu; üstelik Selçuklu hükümdarı Çağrı Bey’in kızıyla evli olmasına rağmen. Ancak Alp Arslan komutasındaki Selçuklu ordusu karşısında galibiyet elde edemedi. Galibiyet yollarını aramaya devam etse de 18 Aralık 1049 tarihinde hastalığı sebebi ile vefat etti.

Sallantıdaki Devleti Entrikalar Sarıyor

Sallantıdaki Devleti Entrikalar Sarıyor
Gazneli Mevdud’un ölümünden sonra oğlu Sultan 2. Mesut tahta geçti fakat işleri ile annesinin ilgilenmesi gerekecek kadar küçüktü ve yerine Sultan Ali geçti. Hanedanın en yaşlı üyesinin tahta geçmesini uygun gören vezir onun yerine amcası Abdürreşit bin Mahmut’u tahta geçirdi. Abdürreşit komutanı Tuğrul Bozan’ı Selçukluları mağlup etmekle görevlendirmişti ve 1051 yılında Selçuklular mağlup edildi. Galibiyetinin ardından Tuğrul Bozan on bir şehzadeyi ve Sultan Abdürreşit’i öldürerek tahta geçti fakat kendisi de Sultan Mesut’un askerleri tarafından öldürülünce geriye üç şehzade kaldı. 

Şehzadelerden Ferruhzad tahta geçti ve Selçukluları mağlup etti. 1059 yılında vefat ettikten sonra kardeşi İbrahim tahta geçti. Kardeşi İbrahim yıllardır süren Selçuklu savaşına bir barış antlaşması ile son verdi. Ancak Alp Arslan öldükten sonra yerini Melikşah’a bıraktı ve barış çok da uzun sürmedi. Sultan İbrahim de Hindistan’a seferler düzenledi, bazı önemli yerleri ele geçirdi ve 1099 yılında vefat etti. 

Sultan İbrahim’den sonra yerine oğlu 3. Mesut geçti. Hükümdarlık sırasını daha sonra oğulları Şirzad ve Arslanşah izledi. Arslanşah bütün kardeşlerini öldürtmeye çalışmıştı fakat Behramşah kurtulmuştu. Hindistan valisini ve oğullarını 1119 yılında ayaklanmaları sebebi ile öldürten Behramşah’ın Hindistan’daki egemenliği sağlamlaştı ancak abisine karşı yardım aldığı Sultan Sencer’in itaatinden çıktığını duyurması üzerine Sencer Gazne’ye geldi. 


Sencer’den ve haliyle Gazne’den kaçan Behramşah tahta tekrar geçebilmek için ona itaat etmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Gurlular’da yaşanan iç karmaşa sebebi ile o dönem Gazne’ye sığınan bir Gurlu hükümdarı anlaşılamayan bir şekilde öldürüldü ve bunu fırsat bilen Gurlular Gazne’yi işgal ederken Behramşah Hindistan’a kaçtı. Behramşah’ın itaat ettiği Sultan Sencer 1152 yılında Gazne’yi işgal eden Gurluları mağlup edip topraklardan çıkardıktan sonra ülkesine geri dönebilen Behramşah 1157 yılında Gazne’de vefat etti. 

Sultan Sencer’in Oğuzlar tarafından esir alınmasını fırsat bilen Gurlular 1157 yılında Gazne’nin bazı bölgelerini tekrar işgal ettiler. Başkentlerini Lahor’a taşımak zorunda kalan Gazneliler Hüsrev Melik yönetimindeyken 1186 yılında Gurluların Hüsrev Melik ve oğullarını öldürmesi sebebiyle tamamen dağıldı.

Taht kavgaları, yanlış stratejiler, casuslar ve türlü oyunlar arasında bir Türk devleti Afganistan’dan Hindistan’a kadar büyüdü ve 223 yıl süren hükümdarlıkları yine aynı oyunlar ile son buldu.
Bunları da beğenebilirsiniz