Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Erken yaşta kaybettiğimiz dövüş ustası Bruce Lee kimdir?

tarihinde gönderildi

Paylaş
479
Oku
Film sektörü bugüne kadar onun gibi gerçek bir aktör, felsefesi olan bir sporcu ve insanlar üzerine bu kadar etki eden bir oyuncu görmedi. 27 kasım 1940 tarihinde kendi vatanından çok uzakta olan Amerika Birleşik Devletlerinin Kaliforniya eyaletinde dünyaya geldi. Gerçek Adı Lee Jun-Far olan isim Çin Halk Cumhuriyeti asıllıdır.
Bruce Lee doğduğunda, ailesi bir turne için Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunuyordu. Genç yaşta Kung Fu öğrenmek istedi. 1954'de ünlü Kung Fu Ustası Yip Man'ın öğrencisi olarak Wing Chun sistemini çalışmaya karar verdi.
Bunun nedeni bir sokak kavgasında küçük düşme korkusunu yenebilmekti. İlerleyen zamanlarda Wing Chun sistemine boks çalışmalarını da eklemeye başladı. Bunun yanında dansa da büyük bir ilgi duymaktaydı. Dans etmek isteyenleri geri çevirmezdi. Dans dengesi ve ayak hareketlerinin çoğu, Lee'nin daha sonraki dövüş stilinde etken olmuştur. En sevdiği dans türü olan Cha Cha'da Hong Kong şampiyonu seçilmiştir.
Sık sık karıştığı sokak kavgalarından dolayı 19 yaşındayken kötü bir şöhret edinince 1959 yılında ailesi Lee'yi ABD'ye kendi arkadaşlarının yanına göndermiştir. Seattle'de otururken bir restoranın çatı katında garsonluk yaptığı sürece kalmasına izin verildi. Daha sonra liseyi bitirerek Washington Üniversitesi'ne girdi. Burada Felsefe bölümüne eğitim aldı. Buraya girmesinin en büyük nedenini ise yıllar sonra açıklayacaktı.
Bu dönemde geceleri restoranda çalışmaya devam etti. Bir yandan okula devam ederken, bir yandan da Amerikalılara Çin Kültürü'nün zenginliğini anlatmak için o güne kadar Çinlilerden başkasına öğretilmesi yasak olan olan Kung Fu dersleri vermeye başladı.
Bruce Lee, Ed Parkers'la 1964 yılında ilk uluslararası çıkışını yaptı. Ardından Green Hornet adlı dizide oynamaya başladı. Bunun kendisi için bir çıkış olacağını düşünürken dizi bir sezon sonra yayından kaldırıldı. Daha sonra James Garner'in oynadığı "Marlowe" adlı filmde küçük bir rol kaptı ve birkaç bölümünde oynadı. Ancak bu küçük rol kariyerine hiç bir katkı sağlamadı.
İlk uzun metrajlı filmi; Çinli prodüktör Raymond Chow'un yeni kurduğu film şirketi Golden Harvest ile çekilen Big Boss (Büyük Patron) filmidir. Film, Hong Kong ve güneydoğu Asya bölgesinde şimdiye kadar kırılmış tüm gişe rekorlarını altüst ederek büyük bir patlama gerçekleştirdi.
Daha sonra Asya milliyetçiliğinin işlendiği Fist of Fury (Öfkenin Yumruğu) filminde oynadı. Lee'nin bu filmlerinde kendisine özgün stilini de görmek mümkündür. Hong Kong film sanayinde serüvenli filmlerin hareketli sahnelerine Bruce Lee'nin Hollywood tecrübesi ve olağanüstü koreografileri yeni bir boyut kazandırmıştır.
Lee'nin her filmi bir diğerine nazaran yenilikleriyle göze çarpmaktadır. Bruce Lee'yi zirveye taşıyan film ise, Dan İnosantio ve Kerim Abdül Cabbar ile birlikte rol aldığı Game of Death (Ölüm Oyunu) filmidir fakat kendisi bu filmi tamamlayamadan ölmüştür. Amerikan filmlerinde başrol oynamayı çok isteyen ancak bunu başaramayan Lee, dördüncü filmini çekerken Amerikalı yapımcılardan başrol oynayacağı bir film teklifi geldi. Bunun üzerine sanatçı Ölüm Oyunu filmini yarıda bırakarak, Çin-Amerikan ortak yapımı olan Enter The Dragon (Ejder Kalesi) filmini çekti.
Son zamanlarda sırtından çok ciddi bir şekilde rahatsızlanan Bruce Lee'ye doktorları dövüş sanatlarını kesinlikle bırakmasını ve iyileşmesi için yataktan çıkmaması gerektiğini söylemiştir. Bu Lee'nin hayatında en kötü dönemlerinden biriydi. 6 ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı. Ancak beynini çalışmaktan alıkoyamıyordu. Bu zaman diliminde "Jeet Kune Do Tao" adlı kitabı yazmaya başladı. Ancak bitiremeden 20 Temmuz 1973 tarihinde Hong Kong'da hayatını kaybetti. Kitabını ölümünden sonra karısı tamamladı.
Genç yaşta gelen ölümü tabi ki kariyerinde ve insanlar üzerinde müthiş bir etki bırakmıştı. Ama 33 yıllık hayatına o kadar şey sıkıştırdı ki, üstünden 45 sene geçmiş olmasına rağmen hala onun için yazılar yazılıyor, videolar hazırlanıyor ve unutulmaması için gereken ne varsa yapılıyor.

Bitirirken, Lee'nin ölümsüz deyişiyle veda edelim:

Zihnini boşalt. Su gibi formsuz, şekilsiz ol. Şimdi, suyu bir bardağa doldurursan, su bardak olur. Onu çay demliğine doldur, o zaman su çay demliği olur. Bak, su akar, yayılır, damlar ya da parçalanır. Su gibi ol dostum.
Bunları da beğenebilirsiniz