Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Batı Cephesi Kısaca Tarihi, Savaşları Ve Antlaşmaları

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Bu yazımızda her yönüyle Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesini ele alacağız Batı Cephesinin açılma nedenlerine, önemli olaylarına, savaşlarına, düzenli ordunun kurulmasına, komutanlarına ve Batı Cephesinde yapılan antlaşmalarına değineceğiz buyurun başlayalım.

Batı Cephesinin Açılışı

Batı Cephesinin Açılışı
Kurtuluş savaşımızın en önemli muharebeleri Yunan ordusuna karşı yapılmıştır.

Aslında Yunanistan 1.Dünya Savaşında doğrudan savaştığımız devletler arasında değildir acak Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası gelişen süreçte Batı Anadolu topraklarını işgal etmiştir. Bu durumunu daha iyi kavrayabilmek için Yunanistan'ın kuruluşundan İzmir'in işgaline kadar yaşanan olaylara kısaca bakmak gerekir. 

Kendilerini Doğu Roma İmparatorluğu'nun yani Bizans'ın mirasçısı olarak gören Yunanlılar Megalo İdea adını verdikleri büyük Yunanistan projesini sürekli olarak gündemde tutmuşlardır, projelerini hayata geçirmek için de Osmanlı Devleti'nin yaşadığı her türlü sorunu bir fırsat olarak görmüşlerdir.
Bu anlayış doğrultusunda batıdan doğuya yani Balkanlar'dan Anadolu'ya kadar uzanan bir genişleme politikası gütmüşlerdir. Yunanlıların genişleme projesini çok iyi bilen İngilizler, Yunanistan'ın 1. Dünya Savaşı'na İtilaf Devletleri yanında katılması durumunda kendilerine Batı Anadolu'dan Toprak vereceklerini vaad etmişlerdir.
1917 yılında itilaf devletlerinin yanında savaşa katılan Yunanlılar için Türk topraklarını ele geçirme hayali iyice kuvvetlenmeye başlamıştır. 

1.Dünya Savaşı sonrasında toplanan Paris Barış Konferansı'nda bu hayali gerçekleştirecek destek İngilizler tarafından sağlanmıştır. Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunan Ordusu tarafından işgal edilmesine karar verilmiştir.

İtilaf Devletleri Arasındaki Anlaşmazlıklara Rağmen Anadolu İşgali Başlamıştı

İtilaf Devletleri Arasındaki Anlaşmazlıklara Rağmen Anadolu İşgali Başlamıştı
Aslında İzmir ve çevresi 1.Dünya Savaşı sırasında yapılan gizli antlaşmalarla İngiltere tarafından İtalya'ya vaad edilmiştir. Konferansta yaşanan bu karar değişikliği İngiltere ile İtalya arasında anlaşmazlıklara yol açtı bütün bunlar olurken Türk vatanı itilaf devletleri tarafından işgal edilmişti bile. 

Türk halkının önemli bir bölümü İngilizler, İtalyanlar ve Fransızlar tarafından gerçekleştirilen bu işgallerin geçici olduğunu düşünmüştü. Bu düşünceye sahip olanlar Yunanlıların İzmir'i işgal etmesi ile birlikte tehlikenin ne kadar yakın ve büyük olduğunu anladılar.

Çünkü Yunanlılar tarihsel iddialarını gerçekleştirmek yani Anadolu'yu tamamen kendi topraklarına katmak için gelmişlerdi. 

Yunanlıların İzmir'i işgali Kuva-yi Milliye hareketinin gelişmesine, milli birlik ve beraberliğin güçlenmesinde etkili oldu ve uyuyan devin uyanmasını sağladı.
Daha sonra Yunanlıların işgal ettiği bölgeleri kurtarmak amacıyla Batı Cephesi açıldı. 

Bilindiği gibi Batı cephesinde de kurtuluş savaşının diğer cephelerinde olduğu gibi Kuva-yi Milliye birlikleri savaşmışlardır. Ancak TBMM’nin açılması üzerine düzenli ordu kurulmuş ve diğer cephelerden farklı olarak Batı Cephesindeki savaşa düzenli ordu ile devam edilmiştir.

Düzenli Ordunun Kurulması

Fotoğraflarda Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde örğütlenen Kuvayi Milliye birliklerini görüyorsunuz.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından 1920 yılı ortalarına kadar yaklaşık 1.5 yıllık süre içerisinde Batı ve Güney Cephesinde işgallere karşı Kuvayi Milliye birlikleri mücadele etmiştir. Batı ve Güney Cephesi diyoruz çünkü Doğu Cephesinde Osmanlı Devletinden kalma Kazım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Koloru mücadele etmiştir.

Batı ve Güney cephelerinde verilen mücadelelerde yer yer önemli başarılar elde edilmiş düşmanın ilerleyişi yavaşlatılmıştı. Ayrıca Kuvayi Milliye birlikleri Büyük Millet Meclisine karşı başlatılan isyanların bastırılmasında da görev aldı. 

Ancak bu birlikler askeri donanım bakımından yetersizdi ve birlikleri yönetenler belli bir otoriteye bağlanmayı reddeden davranışlar sergiliyordu.

Bu durum Kuvayi Milliye birliklerinin düzenli ordular karşısındaki başarı şanslarını azaltıyordu. Ayrıca her türlü ihtiyaçlarını halktan karşılamaları ve bu ihtiyaçları için zaman zaman hukuk tanımayan uygulamalara girişmeleri de halkın kendilerine duyduğu sevginin ve güvenin sarsılmasına yol açmıştı.

TBMM Hızlıca Düzenli Ordu Kurma Çalışmalarına Başlıyor

TBMM Hızlıca Düzenli Ordu Kurma Çalışmalarına Başlıyor
Büyük Millet Meclisi kurulduktan 1 ay sonra Kuvayi Milliye giderlerinin Büyük Millet Meclisi hükümeti bütçesinden karşılanmasına karar verildi. Bu kararla birlikte Kuva-yi Milliye birliklerinin bütünüyle Büyük Millet Meclisi emri altına alınması ve düzenli ordu kurulması çalışmaları da başlamış oldu. Yine aynı dönemde 1 Temmuz 1920'de Ankara'da bir ‘’Subay Yetiştirme Okulu’’ açıldı ve seferberlik ilan edilerek askere alma işlemlerine başlandı. 

24 Ekim 1922'de Ali Fuat Paşa komutasındaki Kuvayi Milliye birlikleri ile Yunan Ordusu arasında yapılan Gediz Muharebesi kaybedildi. 

Muharebenin kaybedilmesinde Kuvayi Milliye birliklerinin yeterli işbirliği yapamaması ve Çerkez Ethem'in isteksizliği önemli bir etken olmuştur. Bu durum düzenli ordu kurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.

Gediz yenilgisi üzerine Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmasında;
''Efendiler! Dalgalı, disiplinsiz, emir ve komutasız bazı hareketlerden sonra bildiğiniz üzere Gediz de yenildik.'' diyerek düzenli bir ordu kurulması gerektiğini açıkça ortaya koydu. 

Gediz yenilgisinden sonra Kuvayi Milliye birliklerinin düzenli orduya katılması çalışmalarına başlandı bu çalışmalar Çerkez Ethem kuvvetlerinin direnişiyle karşılaştı. Çerkez Ethem düzenli ordu birlikleriyle 1. İnönü Muharebesi sırasında giriştiği mücadeleyi kaybedince Yunanlılara sığınırken emrindeki kuvvetlerin büyük bir çoğunluğu ise düzenli orduya katıldı.
Düzenli ordu birlikleri Batı Cephesi'nde Yunanlılara karşı büyük zaferler elde ederek Türk milleti ile birlikte Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşmasını sağladı.

Düzenli ordunun kurulmasından sonra batı cephesinde neler olmuştur bir bakalım

Düzenli Ordunun Kurulmasından Sonra Batı Cephesi

Düzenli ordu batı cephesinde ilk sınavını 9 Ocak 1921’de yapılan 1.İnönü Savaşında vermiş ve kazanmıştır. Düzenli ordu birliklerinin ilk zaferi olan 1.İnönü Savaşı askeri başarısının yanında birçok ulusal ve uluslararası başarıyı da beraberinde getirmiştir. 
1.İnönü zaferinden sonra yurt içinde 20 Ocak 1921 tarihinde Türkiye'nin ilk Anayasası olan Teşkilatı Esasiye mecliste kabul edilmiş ve Egemenlik Kayıtsız Şartsız Millete verilmiştir. Ardından 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı yine mecliste kabul edilmiştir.
Uluslararası alanda ise Rusya ile Moskova Dostluk, Afganistan ile Afganistan Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. Son olarak da TBMM hükümeti İtilaf Devletleri tarafından Londra Konferansı'na davet edilmiştir.

Aradan yaklaşık 2 ay geçtikten sonra 23 Mart 1921’de 2.İnönü Savaşı yapılmış ve düzenli ordumuz buradan da zaferle ayrılmıştır. 2.İnönü zaferi 1.İnönü Savaşı'ndaki başarının tesadüf olmadığını kanıtlamıştır. Kesin zaferin sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Batı Cephesi komutanı İsmet Paşa'ya tarihe geçen o kutlama telgrafını çekmiştir.

''Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz. Bütün dünya tarihinde sizin İnönü Savaşı'nda üzerinize aldığınız görev kadar ağır bir misyon yüklenmiş komutanlar pek azdır.''

2.İnönü Muharebesinden yaklaşık yine 2 ay kadar sonra Yunanlılar 1. ve 2. İnönü yenilgilerinin izini silmek ve İtilaf devletlerinin güvenini tekrar kazanmak için 27 Haziran 1921’de tekrar taarruz etmişler ve Kütahya-Eskişehir Savaşları yapılmıştır. 

Bu savaş Yunanlıların lehine sonuçlanmış ve Türk ordusu Mustafa Kemal'in emriyle Sakarya nehrinin doğusuna, günümüzde Ankara'nın ilçesi olan Polatlı sınırına kadar çekilmiştir.

Kütahya-Eskişehir Savaşlarından sonra 5 ağustos 1921'de TBMM’e Mustafa Kemal’i Başkomutan seçmiştir. Mustafa Kemal Ordunun durumunu iyileştirmek ve gelecek muharebelere hazırlanmak için 7-8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye yani ulusal yükümlülük emirlerini yayınlamıştır ve 23 Ağustos 1921’de de Sakarya Meydan Muharebesi yapılmış ve ordumuzun kesin zaferiyle sonuçlanmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi ve Tekalif-i Milliye Emirleri

Sakarya Meydan Muharebesi sonucunda İtalyanlar ve Fransızlar Anadoludan çekilmiş, Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi verilmiş ve Fransızlar ile Güney Cephesini kapatan Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Güney Cephesi ve Ankara Antlaşması

Neredeyse tam 1 yıl sonra Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz Ve Başkomutanlık Meydan Muharebeleri yapılmıştır.
Anadolu düşmandan temizlenmiştir. Daha sonra Kurtuluş Savaşımızın Askeri ayağını bitiren Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Doğu ve Güney Cephelerinden sonra Batı Cephesi de kapanmıştır.
Bunları da beğenebilirsiniz