Türkçe
Giriş Kayıt Ol

Artısıyla Eksisiyle Kanal İstanbul

tarihinde gönderildi
Son günlerin en tartışmalı konusu olan Kanal İstanbul ülkeyi resmen ikiye bölmüş durumda bir yanda çılgın projenin gerekli olduğunu savunanlar bir yanda gereksiz olduğunu savunanlar var. Peki nedir bu kanal istanbul? Artısı ne, eksisi ne bu çılgın projeyi bir de bizden dinleyin.

Kanal İstanbul Güzergahı

Kanal İstanbul Güzergahı
Kanal İstanbul, İstanbul’un avrupa yakasına Küçükçekmece, Sazlıdere, Durusu güzergahına  uzunluğu 40–45 km; genişliği yüzeyde 145–150 m taban genişliği 125 m ve derinliği 25m olacak şeklinde inşa edilecek. Eger başlanır ise   2023 de bitirilmesi hedeflenen bir mega projedir.

Görüş Ayrılıkları Var

Görüş Ayrılıkları Var
Başlanırsa diyoruz çünkü hala konu üzerine yoğun tartışmalar sürüyor Başkan Recep Tayyip Erdoğan bu proje benim hayalim kazmayı vuracağız diyor. İstanbul büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu bu bir cinayet projesidir İstanbul’a bu ihaneti yaptırmayız diyor.

İstanbul Boğazı Kazaları

İstanbul Boğazı Kazaları
Kanal İstanbul ile; alternatifsiz olan İstanbul boğazına bir alternatif yaratılmak isteniyor. Buna gerekçe olarak da boğaz trafiğinin yoğunluğu, kaza riskleri ve montrö boğazlar sözleşmesi sebebiyle buradan geçen gemilerden geçiş ücreti alınamaması gösteriliyor.

Kaza riski hepimizin aşina olduğu ve İstanbulluları diken üzerinde tutan bir konu, Aralık ayını bitirdigimiz şu günlerde İstanbul Aşiyanda Liberya bandıralı ‘Songa Iridium' adlı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı’nda Rumeli Hisarı açıklarında karaya oturdu. geçen yıl dümeni kilitlenen bir başka yük gemisi tarihi Hekimbaşı Salih Efendi yalısına çarpmıştı.

İstanbul Boğazının En Büyük Kazası

İstanbul Boğazının En Büyük Kazası
Bunlar hafızalarımızda en taze olan kazalar olsa da Boğazda sürekli irili ufaklı kazalar oluyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 15 Kasım 1979 tarihinde gerçekleşen 150 bin  gros tonluk petrol tankeri Independenta kazasını hatırlatarak böyle bir kazanın tekrar olması durumunda Karadeniz ve Marmara Denizi'nde onlarca balık türünü bir anda yok edebileceğini ifade etti. 


Peki ne oldu o kazada; Yunan tankeri Evrialı ile Rumen bandıralı Independenta tankeri İstanbul Boğazının bittiği noktada çarpıştı ve 95 bin ton petrol boğaz akıntısına karıştı. Patlayan tankerler sebebiyle 43 kişi öldü. Geminin ve denize yayılan petrolun alev almasıyla başlayan yangın 27 gün söndürülememişti. Kaza sonrası uzun bir süre boğazdan balık yenememiştir ve boğazın ekolojik dengesi bozulmuştur. Proje ile bu tarz kazaların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yıllara Göre İstanbul Boğazının Trafiği

Yıllara Göre İstanbul Boğazının Trafiği
Gelelim boğazdaki trafik sorununa, projenin amaçlarından birinin de boğaz trafiğini rahatlatmak olduğu, boğazda gemilerin geçiş için günlerce sıra beklediği söyleniyor. 

Hali hazırda boğazda gemiler sıra bekliyor olsa da ulaştırma bakanlığının verilerine göre boğazdan gemi geçişleri yıldan yıla azalıyor. Örneğin İstanbul ve Çanakkale boğazlarını 2007 yılında  106 bin 519 gemi kullanırken bu rakam 2018 yılına gelindiğinde 87 bin 593 e kadar gerilemiştir. Bu sayının ülkemiz üzerinden geçerek avrupa'ya bağlanacak boru hatlarıyla daha da düşeceği öngörülüyor, ancak ulaştırma ve denizcilik bakanlığı 2050 yılında boğazdan yıllık 70 binin üzerinde geminin geçeceğini ve boğaz trafiğinin sürekli olarak artacağını söylüyor.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi Bozulur Mu ?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi Bozulur Mu ?
Bir başka durum ise Montrö boğazlar sözleşmesi, 1936'da Türkiye boğazlar üzerindeki hakimiyetini geri kazanmıştır ancak barış zamanı geçecek ticari gemilerden de geçiş ücreti almayacağını kabul etmiştir. Kanal istanbul ile bir alternatif yaratılarak gemilerin sıra beklemeden ücret karşılığı geçirilmesi hedeflenmiştir.

Tabi ücretsiz geçme imkanı varken gemiler binlerce dolar ödeyerek Kanal İstanbulu kullanır mı bunu da zaman gösterecek.

Dünyadaki Yapay Su Yolları Büyük Avantajları Sağlıyor

Dünyadaki Yapay Su Yolları Büyük Avantajları Sağlıyor
Dünya üzerinde Kanal istanbul gibi insan eliyle yapılmış bir çok kanal var, alternatifleri de olmayan bu kanallar gemilerin yollarını binlerce deniz mili kısaltıyorlar. Kanal istanbul’da bu gibi bir avantaj söz konusu olmayacak, ancak deniz taşımacılığı kara ve hava taşımacılığına göre kat be kat ucuz olduğu için dünya genelinde deniz taşımacılığı sürekli büyümekte. 

Bu sebeple Kanal İstanbul bittiğinde hemen olmasa da ilerleyen yıllarda gelişen dünya ticaret hacmiyle karlı bir yatırım olabilir. Kanalı savunan Ak parti kanadı ise kanalın kendini 5-8 yıl içinde amorti edeceğini söylüyor. Ama Kanal İstanbul yap işlet devret modeli ile yapılacağı için böyle bir gelir olsa dahi yüklenici firmanın kasasına girecektir.

Ç.E.D. Raporu Tamam Dedi

Ç.E.D. Raporu Tamam Dedi
İşin bir de çevresel ve stratejik boyutu var ki bunlar en tartışmalı kısımlar; Öncelikle Kanal İstanbul Projesinin Çevresel Etki Değerlendirme yani  ‘’ÇED’’ Raporu 55 kurum ve kuruluşun görüşüne başvurularak hazırlandı. Rapor hazırlanırken güzergah, çevresel duruma yönelik ölçüm ve analiz, flora-fauna, sosyal etki ve kültürel miras etki değerlendirme çalışmalarının sonuçları ele alındı. Raporun değerlendirmesini yapan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı raporu yeterli bularak kabul etti, bu da demek oluyor ki projenin çevreye olumsuz bir etkisi yoktur varsa da projeye engel olacak büyüklükte değildir ve giderilebilir. 

Kanal İstanbul Projesi Fay Hattı Üzerinde

Kanal İstanbul Projesi Fay Hattı Üzerinde
Ancak bunun tam tersini savunanlar da var; öncelikle kanal kazımından çıkacak hafriyat miktarı astronomik seviyelerde 1.161.000.000 (Bir milyar yüz altmış bir milyon ton ) Ton. bu hafriyatın çıkarılması için on binlerce ton dinamit patlatılacak, zaten fay hattı üzerine inşa edilecek kanalın kazımında yaratılan patlamaların deprem tetikleme riski olduğunu söyleyen jeolojistler mevcut. 

Bu hafriyatın bir miktarı kanal çevresine yapılacak limanların zeminlerinin doldurulmasında kullanılacak ancak geriye yine de devasa miktarda hafriyat kalacak ve ne olacağı tam olarak bilinmiyor.

İstanbul İçme Suyu Kaynakları Zarar Görür Mü ?

İstanbul İçme Suyu Kaynakları Zarar Görür Mü ?
Bir diğer konu içme suyu, kanalın geçeceği bölgeden İstanbulun içme suyunun yüzde 30 u karşılanıyor, Sazlıdere barajı'nın, içme suyu rezervinden çıkarılmasıyla kaybolan bu suyun nereden karşılanacağı tartışılıyor. 

Ayrıca kanal içine dolacak tuzlu suyun yer altına sızarak, yeraltı içme sularını tuzlaması riski de konuşuluyor. Tuzlanma riski karadeniz içinde geçerli. Zira akdeniz;   karadeniz’den daha tuzlu bir deniz, oluşacak bir akıntıyla değişecek tuz dengesinin deniz canlıları için olumsuz etkileri yadsınamayacak seviyede olacaktır.

En Büyük Darbe Kuşlara

En Büyük Darbe Kuşlara
Kanaldan etkilenecek birçok canlı türü olsa da ÇED raporunda da belirtildiği üzere en büyük darbeyi kuşlar yiyecek çünkü kanal güzergahı boyunca toplamda 21 takım, 44 familyaya ait 124 kuş türü tespit edildi. Proje kapsamında bu kuş türleri için kışlama alanı, üreme alanı ve konaklama alanları ayrılacak olsa da habitat kaybının ve göç yolu değişiminin önüne geçilemeyeceği düşünülmektedir.

Yepyeni Bir Şehir Doğacak

Yepyeni Bir Şehir Doğacak
Proje bittiğinde İstanbul’un dibinde yeni bir uydu şehir oluşacak, oraya yerleşecek nüfusun 500 bin ila 1 milyon olması öngörülüyor bu da İstanbul için yeni bir göç dalgası yaratırken anadolu'daki tarım ve hayvancılıkla uğraşan kesiminin azalması anlamına da geliyor, bu zaten iyice zayıflayan tarım ve hayvancılık faaliyetleri için bir darbe daha olarak görülüyor.


En az 500 bin nüfuslu olacak uydu şehrin inşası için Uzmanlara göre, inşaa sırasında gereken hazır beton hacmi 70 milyon m3, çimento hacmi ise 20 milyon m3 olacaktır. Dolayısıyla yaklaşık 90 milyon m3 kum ve kireç taşı temini için Trakya’nın birçok yerinde kum ve taş ocakları açılırken verimli tarım arazileri, ormanlar, dereler, yer altı suları yok edilecektir. Böylece, boğazlarımız ve denizlerimiz dışında ayrı bir doğa felaketi de tetiklenecektir.

Proje Stratejik Dengeleri Değiştirecek

Proje Stratejik Dengeleri Değiştirecek
Projenin stratejik ayağında ise durum sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı etkileyecektir.


Önce Ülkemizden başlayalım; projenin sonunda Trakya ortadan geçen kanalla ikiye bölünecek. 

Bu bölünme köprülerle birbirine bağlanacak olsa da bir savaş durumunda ilk hedefler bu köprüler olacak, sonuç olarak TSK; ihtiyaç duyduğunda Trakya’ya birlik gönderme veya Trakyadan birliklerini geri çekme durumunda ciddi sorunlar ile karşılacaktır. Özellikle zırhlı birliklerin yüksek hareket kabiliyeti ile savaşabileceği düz bir alan olan Trakya havzasının bölünmesi ülke savunması açısından yeni dinamikler ve zorluklar doğuracaktır.

Stratejik Sonuçlar Dünyayı Etkileyecek

Stratejik Sonuçlar Dünyayı Etkileyecek
Peki proje dünyayı nasıl etkileyecek? Montrö boğazlar sözleşmesi ticari ve sivil gemilerin geçişine bir sınır koymazken, askeri gemilerin geçişini sayı, tonaj ve Karadeniz’de kalış süreleri bakımından sınırlıyor. 

Bu dünyada ki bütün denizlerde at koşturan başta Amerika olmak üzere diğer büyük devletleri rahatsız ederken Rusya ve Türkiye’nin yanı sıra karadenize kıyıdaş diğer ülkelerin adeta sigortası oluyor. Kanal İstanbul ile Montrö boğazlar sözleşmesi baybas edilir veya imzacı devletler yeniden masa başına oturursa sonucun hangi yönde ve kimin lehine olacağını bilemeyiz.

Kanal İstanbul Yapılacak Mı ?

Destek verenleriyle, karşı çıkanlarıyla Kanal İstanbul projesi, gündemimizi daha uzun bir süre meşgul edeceğe benziyor. Sonuç ne olursa olsun milletimiz için hayırlısı olsun.
Bunları da beğenebilirsiniz