Türkçe
Giriş Kayıt Ol

1921 Londra Konferansı Kısaca Tarihi, Önemi ve Sonuçları

tarihinde gönderildi - tarihinde güncellendi
Kurtuluş savaşı zorluklar içerisinde ama büyük başarılarla devam ederken kazanılan 1.İnönü zaferi İtilaf Devletlerini yeni çözümler aramaya itmiş bunun bir sonucu olarakta 21 Şubat 1921’de Londra Konferansı toplanmıştır. Bu yazımızda Londra Konferansına giden sürece, bizim için uluslararası arenada çok büyük öneme sahip olan Londra Konferansının önemine ve sonuçlarına bakacağız buyurun başlayalım.

Londra Konferansı Sürecinde Yaşananlar

Londra Konferansı Sürecinde Yaşananlar
Yunanlıların 1. İnönü Savaşı'nda yenilgiye uğramaları itiraf Devletlerini şaşırtmıştır.
1.İnönü Savaşının Kısaca Tarihini, Önemini ve Sonuçlarını anlattığımız içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz.
1.İnönü zaferi TBMM’nin içerdeki ve dışarıdaki otoritesini muazzam derecede arttırmıştır ve İtilaf devletleri tarafından Anadolu'nun paylaşılması ile ilgili görüş ayrılıklarını da derinleştirmiştir.

Bu durum üzerine Sevr Antlaşması'nda küçük değişiklikler yaparak Büyük Millet Meclisine kabul ettirmek, Yunanistan’a Anadolu’ya tekrar taarruz hazırlıkları yapabilmesi için zaman kazandırmak amacıyla Londra'da bir konferans toplamaya karar vermişlerdir.
Sevr Antlaşmasının Kısaca Tarihini, Önemini ve Sonuçlarını anlattığımız içeriğimize buradan ulşabilirsiniz.

Konferansa Yunanistan’ın yanı sıra Osmanlı Hükümeti de çağrılmış ancak Büyük Millet Meclisi'ne doğrudan bir davet gönderilmemiştir. Büyük Millet Meclisi hükümetinden bir temsilcinin Osmanlı Hükümeti heyeti içinde konferansa katılması istenmiştir.

İtilaf devletlerinin bu düşüncesinin Osmanlı hükümetince Mustafa Kemal'e bildirilmesi üzerine Mustafa Kemal, Refet Bey, Fevzi Bey ve Bekir Sami Bey ile bir araya gelerek aralarında durum değerlendirmesi yaparlar.

Londra Konferansı Öncesi Durum Değerlendirmesi

Londra Konferansı Öncesi Durum Değerlendirmesi
Bu durum değerlendirmesinden sadece 2 gün önce İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon verdiği bir demeçte İstanbul hükümeti felç halinde ve Mustafa Kemal Türkiye'nin tek hakimidir demiştir. Ancak İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon Anadoluda ki durumu iyice kavramasına rağmen konferansa TBMM’yi Osmanlı Devletinin yanında çağırarak yeni Türk meclisinin hukuki varlığını kabul etmemeyi seçiyordu.

Yapılan durum değerlendirmesi sırasında her şeye rağmen bu durumun bir fırsat olarak görebileceği Osmanlı heyeti içerisinde bile olsa Londra Konferansı'na katılmanın yararlı olabileceği hukuken tanınma işinin sonraya bırakılarak verilen kurtuluş mücadelesinin ne kadar haklı olduğunun dünya kamuoyuna duyurulabileceği konuşulmuştur.

Mustafa Kemal'in Londra Konferansı Yorumu

Mustafa Kemal'in Londra Konferansı Yorumu
Mustafa Kemal, Refet Bey, Fevzi Bey ve Bekir Sami Bey’in durum değerlendirmeleri bittiğinde Mustafa Kemal yanındakilere;

Bence esas mesele Türk milletinin gerçek temsilcisinin kim olduğunu dünyaya göstermek olmalıdır. Bu anlamda Tevfik Paşa'ya ve itilaf devletlerine verilecek cevap bellidir. Milli iradeye dayanarak Türkiye'nin alın yazısına el koyan tek meşru egemen kuvvet Büyük Millet Meclisidir. Ülkemize ait bütün sorunların çözümünde her türlü dış ilişkilerde tek yetki Büyük Millet Meclisi hükümetindedir.

İtilaf Devletleri Londra da toplayacakları konferansta Anadolu meselesini adalet ve hukuk çerçevesi içerisinde çözmeye karar vermişlerse davetlerini doğrudan doğruya Büyük Millet Meclisine yapmalıdırlar. Bu koşullar altında Büyük Millet Meclisi olarak konferansa temsilci göndermemiz söz konusu bile olamaz demiştir.

Son Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa Konferansa Damga Vuruyor

Son Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa Konferansa Damga Vuruyor
Mustafa Kemal'in bu kararı Osmanlı hükümetine bildirildi. Durumu öğrenen İtilaf Devletleri ise Londra Konferansı'na Büyük Millet Meclisi hükümetini resmen davet etmek zorunda kaldılar. 

Konferansta büyük millet meclisini Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey, İstanbul Hükümetini ise Sadrazam Tevfik Paşa temsil etti. Görüşmeler sırasında söz sırası Osmanlı Hükümeti temsilcisine geldiğinde Tevfik Paşa, Türk milletinin gerçek temsilcisi Büyük Millet Meclisi ve onun buraya gönderdiği deleğedir diyerek sözü Bekir Sami beye bıraktı.
Böylece İtilaf devletlerinin 2 hükümet arasındaki görüş ayrılığından yararlanarak Türk milletinin temsilinde ikilik yaratma oyunları bozulmuş oldu.

Londra Konferansına Neden Gittik

Londra Konferansına Neden Gittik
Herşeye rağmen Mustafa Kemal toprakları düşman askerlerinin işgal çizmeleri altında ezilen bir ulusun masa başında gerçek bir barış elde edemeyeceğini, Türk milletinin arzu ettiği barışın ancak yurdumuzun işgalinden kurtarılması ile sağlanacağını ve Londra Konferansı’ndan Türk milletinin çıkarlarına uygun bir çözüm çıkma ihtimalinin zayıf olduğunu düşünüyordu. 

Bu düşüncesine rağmen 

Türk milletinin bağımsız yaşama isteğini dünya kamuoyuna duyurmak.

Misak-ı Milli'nin Türk milletinin temel düşüncesi olduğunu göstermek.

İtilaf devletlerinin Türkler aleyhinde ileri sürdükleri Barış'a yanaşmıyorlar şeklindeki propagandaları etkisiz kılmak.

Türk milletinin gerçek temsilcisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu tüm dünyaya göstermek
gibi amaçlarla Londra Konferansı'na katılmanın yararlı olacağına karar verdi.

Londra Konferansı ve Sonuçları

Londra Konferansı ve Sonuçları
Konferansa İtilaf devletlerine temsilen İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan katıldı.
Konferans 21 Şubat 1921’de Londra'da toplandı.
Görüşmelerde Osmanlı Devletini Sadrazam Tevfik Paşa, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini ise dönemin Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey temsil etti. Yukarıda da belirttğimiz gibi görüşmelerde söz sırası Osmanlı tarafına geldiğinde Tevfik Paşa ben sözü Türk milletinin gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi baş delegesine bırakıyorum şeklinde net bir tavır sergiledi. 

Tevfik Paşa bu tavırla;
Türk tarafını Osmanlı hükümetinin değil Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin temsil etmesi gerektiğini ifade etmiş oldu.
Bu tavır İtilaf Devletleri temsilcilerinin ikilik beklentilerini boşa çıkardı. Bu andan itibaren Londra Konferansı'nda İtilaf Devletleri her türlü görüşmeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi heyeti ile yaptı. 

Bekir Sami Bey başkanlığındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi delegeleri misak-ı milli esaslarından ödün vermeyeceklerini ve Sevr Antlaşması'nı kabul etmeyeceklerini ortaya koydular.
Londra Konferansı itilaf devletlerinin sonuçsuz kalan bir girişimi olmasına rağmen Milli Mücadele ve Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından önemli sonuçlar doğurdu. 

Bu konferans sonucunda;

İtilaf Devletleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni doğrudan doğruya konferansa davet ederek hukuki varlığını resmen tanımak zorunda kaldılar.

Dünya kamuoyu Türk milletinin haklı davasına dair bilgi sahibi oldu.

Konferans sırasında Osmanlı sadrazamı Tevfik Paşa'nın sözü Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcisi Bekir Sami Bey'e bırakmasıyla bütün dünya Türk milletinin gerçek ve hukuki temsilcisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu anladı.

Bütün bu sonuçlar göz önüne alındığında Londra Konferansı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin uluslararası alanda kazandığı siyasi bir başarı olduğu su götürmez bir gerçektir.
Bunları da beğenebilirsiniz